Bir yara, geçmişte değil gelecekte acıyor şakağında. Burası değil, artık kesinlikle biliyor. Belki bir sonraki sokak, belki bir başka köşebaşı. Bir başka semt, bir başka kent belki. Arayacak...
Yıllar yılı, her on beş günde bir gelen o kirli çamaşır torbası, kadının yalnızlığı içindeki tek tutanak, hep uzaklarda, hep pek önemli işlerde olan oğluyla arasındaki tek bağ, sevginin, duygunun kirli çamaşırlarda yaşanan akıl almaz bir biçimiydi.