Emre Güneş

Emre Güneş
@e_gunes0
Okur, Ama Daha Çok Yazar. Ruhunda ki Acılar, Geçmişin İzidir. Her Yara Acıtır, Ama Her Yara Hatırlanmaz.
Sarhoş Bir Aşık
Hikaye Aslında Çok Basit; 60’ların Sonu 70’lerin Başı Gibi. Eşkiyaların Dahi Hanım’lara Yol Verdiği Kapı Açtığı Dönemler Hani. Mısra-i Meşhur-i Mahallesinde ki Bulgar bir kadın Ve Sırp bir adamın Hikayesi. Zoran adında genç yaşlarda. uzun boylu cüsseli, bir yumruk bir çuval un demek. İri kıyım bir sırp genç vardı. Babası göç esnasında daha Balkanlardan çıkmadan sırp topraklarında ölmüş. Annesi ve kız kardeşi ile bizim topraklara kadar gelmiş. O dönemde de hem ailesine sahip çıkmak, hem de ailesini geçindirmek için gündüzleri fırında çalışıyor, geceleri ise limana yanaşan gemilerin içinde ki yükleri indirmeye yardım ediyordu. Zoran akıllıydı para kazanmak için gece gündüz çalışıyordu. Fakat bu hikaye bu sadece Zoran’ın hikayesi değil idi. Bir de güzellik abidesi, Mısra-i Meşhur-i göçmen mahallesinin bulgar zengini Krum’un kızı Milena vardı. Milena hem güzel hem de zeki bir kadındı, bütün bulgarlar hatta sırp erkeklerinin istediği bir kadındı. Onunla beraber olmak için kaç gece uykusuz kalanlar mı dersin. Kaç kadeh kıranları mı dersin. Eski adıyla Hüdavendigar, yeni adıyla Bursa. Liman şehri ve göçmenler için iyi bir şehirdi. Günlerden bir gün Zoran, Fırını kapattıktan sonra limana doğru yürümeye başladı. Saat gece yarısına varmak üzereydi. Üzerinde krem rengi keten kısa kollu bir gömlek, acı kahve kadife bir pantolon ve sümerbank bir kundura vardı. Limana yeni gemi yanaşacak, sabah saatlerine kadar da mal indirecekti. Limanın girişine geldiğinde, önünde yürüyen bir kadını gördü. Simsiyah saçları, üzerinde bilekten, basma etek ve beyaz bir hırka vardı. Haziran temmuz ayları olduğu için hava da güzeldi. Zoran önce şaşırdı gece vakti bu kadın kimdi? Niye buradaydı, kimin için gelmişti diye düşünürken. Milena olduğunu fark etti. Zoran, Milena olduğunu öğrenince merakı ve
1000Kitap
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
A.P.K
Kaç Şair’i Daha Yalancı Çıkaracak Gözlerin, Kaç Şiir Kitabı Asılı Kalacak Saçlarının Kıyısında? Ölmek mi Senin İçin, Yoksa Öldürmek mi? Uğruna Yaşamak mı Senin İçin, Yoksa Senin Uğruna Yaşayan Herkesi Öldürmek mi?
Edebiyat
Ahmet Poyraz Karayel
”Bir Kere Küçükken Hevesim Kırılmıştı, Kırık Çıkıkçıya Götürdüler Yine de Bir Türlü Düzelmedi. Hevesim Yanlış Kaynadı, Hayatım Boyunca Yanlış Şeylere Heves Ettim Durdum.”
Alıntı
Gibi
Hani Denir Ya Burama Kadar Geldi Diye. Vallahi Orama Kadar Geldi, Az’a Koysam Dolmuyor, Çoğa Koysam Almıyor. Karanlık Bir Oda’nın İçerisinde Kaybettiğim Kendimi Bulmaya Çalışıyorum. Tek Bir Hesaplaşmaya Dahi Gücüm Yok. Yenilmiş Ya da Yıkılmış Olmak Zerre Umrumda Değil. Enkazların Altında Kalmış Olmaktan da Korkmuyorum. Bulsam Kendimi Karanlık Oda’da Ve Tutsam Elini, Götürebilsem Seni Çok Uzaklara. Şiirler Bıraksam Gerdanına, Saçlarında Başlayan Her Cümlem Kasıklarında Bitse. Sevişirken Değil de, Sevişmemizin Öncesinde Utansak. Sanki Bir Günah İşliyor Gibi, Sanki Bir Ayıbı Göğüsümüz de Taşıyor Gibi, Öldürüyor Gibi, Ölünmüyor Gibi. İsterdim ki Sevgilim; Ölmeden Yaşamak Seni, Ve Utanmadan Sevebilmek.
Edebiyat
h a y a l
Bakamıyorum Gözlerine Uzun Uzun, Korkuyorum Ya Derinliklerinde Boğulursam Diye. Uyumak İstiyorum Dizlerinde, Saçlarını Öpmek, Kimseden Korkmadan Yaşamak İstiyorum Seni. Yiyeceğim Dayağı Bile Bile Yaşamak Seni. Kolum Kanadım Kırılacak Olsa da Senin Uğruna Uçmak, O Sabah İçtiğim Kahvenin Hatrına Yanabilmek Ve Senin Uğruna. Ve O Uğurda Seninle Diz Dize Olmak, Ah Ne Korkularıma Kepenk Vurur Sevgilim.
1000Kitap