"İki büklüm sırtlarımızda kayda geçmemiş önemsiz darbelerle durmaksızın acı çekmeye yazgılı tutsaklar değiliz. Bir liderin peşi sıra giden koyunlar da değiliz. Bizler yaratıcıyız. Şapklarımızı giyip, kapıyı iterek açarken kaosa değil, kendi gücümüzün boyun eğdirebileceği ve aydınlatılmış sonsuz yolun bir parçası haline getirebileceği bir dünyaya adım atıyoruz."
Arayış içinde ve değişerek yaşlanmam gerektiğine inanabilseydim, korkumdan da kurtulurdum: Hiçbir şey sürekli değil. Bir an, bir sonraki ana hazırlamıyor insanı.