Hayallerini son saniyeye kadar kovalayacaksın, yakaladığında keyfini çıkara çıkara yaşayıp sonra yeni bir hayaline yelken açacaksın. Bu serüven bitmez, asla bitmemeli. Ne kadar çok ada fethedersen o kadar büyük amiral olursun. Geminin kaptanı sensin. Ya buzdağına sürüp çarparsın geminin kıçını başını ya da manevralarla dans edersin denizde arkana rüzgarı alıp. Hepsi senin elinde.
Gerekirse çay kaşığıyla toprak kazacağım kendi binamın zemini için yer açacağım. Ellerim topraklı çamurlu olacak. Tırnaklarımın arası emek dolacak ama gün gelecek o tırnaklarımla kazdığım toprakta çiçekler açacak. Bahçem en güzel bahçelerden biri olacak.
...zira hepimiz yaşamla bağını az ya da çok kaybetmiş, kör topal idare eden insanlarız. Hatta yaşamdan öylesine kopuğuz ki, gerçek "canlı hayata" karşı adeta tiksinti duyuyor, bize hatırlatılmasına dahi katlanamıyoruz. Öyle bir hale gelmişiz ki, gerçek "canlı hayat" bize adeta bir iş, bir ödev gibi görünüyor, onu kitaptan öğrenmeyi yeğliyoruz. Peki neden bazen telaşa kapılır, kimi kaprisler, çılgınlıklar yaparız? İstediğimiz nedir? Bunu kendimiz de bilmeyiz. Kaprislerimiz, isteklerimiz yerine gelse bundan ilk biz zararlı çıkarız. Bize daha fazla serbestlik vermeyi, ellerimizi çözmeyi, hareket alanımızı genişletmeyi, üstümüzdeki vesayeti kaldırmayı deneyin bir... sizi temin ederim, o anda tekrar vesayet altına girmeye can atarız.