Kimliklere göre şekil alıp, her konuştuğunun rengine bürünen ve herkesle "onlardanmış" gibi bağ kuran omurgasız bir karakter, toplumsal güveni içten içe kemiren en tehlikeli aktördür. Kendi varlığını ve ilkelerini inkâr eden bir dönekliğe ya da samimiyetsiz bir dalkavukluğa savrulmaya gerek yoktur; insanın asıl haysiyeti, maskelerin arkasına saklanmakta değil, kendi kimliğiyle dimdik durarak sadece sorumluluklarına odaklanmasında ve işini hakkıyla yapmasındadır.