Emre Akdemir

Emre Akdemir
@eakdemir
Zihin, mürekkebin ışığıyla beslendiği sürece karanlığa teslim olmaz; okumak, ruhun her gün tazelediği bir varoluş ziyafetidir.
Mekanik bir aksamın iflas etmesine şaşırmamak gerekir. İnsanın bozulduğu bir düzende, nesnelerin kusursuz işlemesini beklemek beyhudedir.
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Kimliklere göre şekil alıp, her konuştuğunun rengine bürünen ve herkesle "onlardanmış" gibi bağ kuran omurgasız bir karakter, toplumsal güveni içten içe kemiren en tehlikeli aktördür. Kendi varlığını ve ilkelerini inkâr eden bir dönekliğe ya da samimiyetsiz bir dalkavukluğa savrulmaya gerek yoktur; insanın asıl haysiyeti, maskelerin arkasına saklanmakta değil, kendi kimliğiyle dimdik durarak sadece sorumluluklarına odaklanmasında ve işini hakkıyla yapmasındadır.
Her evi ve her bireyi birer vatan kılıp aidiyet duygusuyla tahkim ettiğinizde, ülkeyi içeride korumak için ekstra bir kalkana ihtiyaç kalmaz. Çünkü her bir insan kendi benliğinde ve yuvasında memleketi yaşattığında, vatan artık dışarıdan korunan bir toprak parçası olmaktan çıkıp, içeriden her bir bireyin vicdanıyla ve bağlılığıyla savunulan sarsılmaz bir kaleye dönüşür.
Eğitimi niteliksizleştirip kalitesini düşürmek, bir ülkenin geleceğine yapılabilecek en sessiz ama en yıkıcı ihanettir; çünkü cehaletle çürütülen bir sistem, en nihayetinde kendi bankasını soyan hırsızlar ve hiç çekinmeden cana kıyan katiller yetiştirir. Bilgi ve ahlaktan yoksun bırakılan bir toplum, kendi kendini içeriden tüketen bir kaosa mahkûmdur.
Herkes, kendi coğrafyasında mutlaklaştırdığı doğruları bir başkasının yoluna dayatma telaşında; oysa İngiltere’nin trafik akışını Türkiye’nin caddelerine uyarlamaya kalkışmak, her köşe başında kaçınılmaz bir çarpışmaya davetiye çıkarmaktır. Gerçeklik yerel, doğrular ise izafidir; birinin hayatı emniyetle akıttığı şerit, bir başkasının zemininde yalnızca yıkıcı bir kaos üretir.