Emre Akdemir

Emre Akdemir
@eakdemir
Zihin, mürekkebin ışığıyla beslendiği sürece karanlığa teslim olmaz; okumak, ruhun her gün tazelediği bir varoluş ziyafetidir.
İçinde en yüce sevgiyi barındırmayan bir kalbin fiziksel bir ibadethaneye sığınması anlamsızdır, çünkü insan zaten ruhunda yaşatamadığı bir maneviyatın asla sahibi olamaz.
Bilmediğini itiraf etmek dürüst bir duruştur, çünkü sahte bir bilgelikle hata yapmak insanın tüm güvenilirliğini ve itibarını bir anda yok eder.
Bir yabancının çaktığı tek bir kıvılcım sadece bir başlangıçtır; asıl yıkım, ormanın kendi bağrından çıkan ve binlerce çakmağa dönüşen kozalakların o öfkeyi her yere taşımasıyla başlar.
Öfkenin kıvılcımıyla kurumuş bir buğday tarlasını köşesinden tutuşturmak, tüm birikimi küle çevirme pahasına anlık bir hınçla kendi varlığını da ateşe atmaktır.
Sığ suların sakinliğine sığınanlar, hayatın derinliklerinden uzakta, sadece en yalın ve zahmetsiz şeylerle kendilerine küçük bir dünya kurarlar.