Emre Akdemir

Emre Akdemir
@eakdemir
Zihin, mürekkebin ışığıyla beslendiği sürece karanlığa teslim olmaz; okumak, ruhun her gün tazelediği bir varoluş ziyafetidir.
Mustafa Kemal Atatürk, askeri dehasıyla kurtardığı bir milleti, toprağı işleyen ekonomik bir stratejiyle ayağa kaldırdı; yollar inşa ettirirken ülkenin tarım haritasını çıkarıp hangi bölgede hangi ürünün yetişeceğini dâhiyane bir planlamayla belirledi. Yurt dışından getirilen çay ve narenciye fideleri ile yüksek verimli damızlık hayvanlar yerli üretime can katarken, mevcut fındık varlığımız modernize edilerek küresel bir güce dönüştürüldü. Toprağın dilini çözen bu vizyon sayesinde, Anadolu’nun boşalan tahıl ambarları yeniden doldu.
Nutuk
Nutuk
Tek başına oturulan o masanın sessizliği ne kadar boğucuysa, paylaşılan iki kelam da hayatı o denli yaşanır kılıyor. İnsan, ne kadar güçlü ya da donanımlı olursa olsun, kendi yankı odasında bir süre sonra yalnızlaşır; çünkü hayatın tadı da, anlamı da ancak bir başkasının varlığıyla ve bölüşüldükçe ortaya çıkar. İster bir fincan kahve ister büyük bir fikir olsun, masanın etrafında biriken o ortak ruh, yaşamı tek kişilik bir yük olmaktan çıkarıp paylaşılan güzel bir hikayeye dönüştürür.
Strateji, cesareti kör bir intihardan ayıran ince çizgidir.
​Alevlerin cazibesine ya da öfkesine kapılıp yangının ortasına atlamak kahramanlık değil, teslimiyettir. Akıl, seni o duvarın arkasında tutar; fevri bir refleksle küle dönmek yerine, durup izlemeni, rüzgarın yönünü hesaplamanı ve o yangını kökünden nasıl sönümleyeceğini planlamanı sağlar. Yangınla mücadele, onun bir parçası olarak değil, onu yöneterek kazanılır.
Karakter, rüzgarın yönüne göre şekil alan bir yelken değil; fırtınaya göğüs geren bir deniz feneridir. Hayat seni ne kadar hırpalarsa hırpalasın, uğradığın haksızlıklar veya geçirdiğin dönüşümler özündeki o çizgiyi sarsmamalı. Duruşunu bozmadan, asaletini kaybetmeden yola devam etmek, karşılaştığın tüm operasyonlara ve zorluklara verilecek en asil, en net cevaptır. Yol uzun, sen kendinden ödün vermeden yürümeye bak.
Doğru anda çevrilen doğru anahtar sadece bir kapıyı açmaz; seni girdaptan çekip kurtarır. Hayat, tesadüflerin değil, tam vaktinde alınan o tek ve isabetli kararın eseridir.