Tek başına oturulan o masanın sessizliği ne kadar boğucuysa, paylaşılan iki kelam da hayatı o denli yaşanır kılıyor. İnsan, ne kadar güçlü ya da donanımlı olursa olsun, kendi yankı odasında bir süre sonra yalnızlaşır; çünkü hayatın tadı da, anlamı da ancak bir başkasının varlığıyla ve bölüşüldükçe ortaya çıkar. İster bir fincan kahve ister büyük bir fikir olsun, masanın etrafında biriken o ortak ruh, yaşamı tek kişilik bir yük olmaktan çıkarıp paylaşılan güzel bir hikayeye dönüştürür.