-spoiler içerir-
Küller ve Kor, dört kitaplık bir serinin ilk kitabıdır. Ne yazık ki sonuncu kitap henüz Türkçeye çevrilmemiştir. İncelemeye başlamadan önce kısaca konusundan bahsetmek gerekirse:
Laia ve Elias adında iki ana karakterimiz var. Bu karakterler, insanların Alim, Savaşçı, Kabileli gibi çeşitli sınıflara ayrıldığı ve Savaşçılar tarafından yönetilen ve Roma İmparatorluğu'ndan esinlenilerek yazılmış katı kuralları olan bir imparatorlukta yaşamaktadırlar. Bu İmparatorluk yüksek rütbeli askerler olan Maskeli isimli askerler yetiştirmektedirler Blackcliff isimli bir okulda. Elias bir Maskeli, Laia ise Alimdir. Elias, imparatorluğun yaptığı zulümleri doğru bulmaz ve orada yaşamaktan nefret eder, bu yüzden kaçmayı aklına koyar ama başarısız olur. Laia ise evlerine yapılan bir baskında abisi Darin'in ele geçirilmesi üzerine onu kurtarmak için harekete geçer.
Şimdi asıl inceleme kısmına geçelim:
Öncelikle beğendim kısımlardan başlayayım. Laia'nın ilk başlardaki inanılmaz korkakça tavırları sinir bozucu gibi görünse de ben gerçekçi buldum. Zaten baskılanmış bir toplumda yaşayan savaşmak nedir güç nedir bilmeyen birisinin tek bir travmatik olayla anında süper insana dönüşmesini bekleyemeyiz. Evinden, şehrinden ilk çıktığı daha toy olduğu zamanlarda yaşadığı korku ya da abisi yakalandığındaki kaçması...Hepsi makul ve gerçekçiydi.
Kumandan karakteri bütün kötülüğüyle beraber davranışları tahmin edilebilirdi. Bu iyi olarak da kötü olarak da yorumlanabilir ama benim için kitaplarda ya da dizilerde en azından iyi ya da kötü ne yapacağı belli olan bir karakterin olması rahatlatıcı. ( Kumandanı okurken nedense benim aklımda hep Fullmetal Alchemist Brotherhood'dan Olivia Armstrong canlandı. Sertlikleri benzese de kişilikleri çok farklı oysa )
Asıl beğendiğim kısmı sona