Eğer aranızda doğruluk adına cezalandıracak ve kötü ağaca baltayı vuracak olan varsa, köklerine baksın ağacın. Gerçekte iyi ile kötünün, meyve veren ile vermeyenin köklerini sarmaş dolaş görecektir toprağın sessiz bağrında.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Size meyvelerini vermekte yeryüzü, yokluk çekmemek için avuçlarınızı nasıl dolduracağınızı bilmeniz gerek.
Bolluğu yeryüzünün armağanlarını birbirinize alıp vermekte bulacak, hoşnut olacaksınız. Ancak sevgiyle ve müşfik bir adaletle yapılmazsa bu alışveriş, kimilerini açgözlülüğe sürükler, kimilerini de açlığa.
Keşke güneşe ve rüzgara teninizi daha fazla açıp da onları daha az giysiyle kucaklayabilseydiniz. Çünkü hayatın soluğu gün ışığında, eli ise rüzgardadır.
Bazılarınız der ki: "Sırtımızdaki giysileri dokuyan kuzey rüzgarıdır." Ben de derim ki, evet, giysilerinizi kuzey rüzgarı dokudu. Ama tezgahı utanç, ipliği ise güçsüzleşen kaslarıydı.
Ve işi bittiğinde ormanda güldü. Giyimde edep, ahlaksız olanın gözlerinden korunmak için bir kalkandır, unutmayın.
Eviniz sizi kuşatan daha geniş bir bedendir adeta. Güneşte büyür ve gecenin dinginliğinde uyur; düş görmez de değildir. Eviniz düş görmez mi ve düşünde kenti bırakıp korulara ya da tepelere gitmez mi?
Evlerinizi avucuma toplayıp, tohum eker gibi ormanlara ve çayırlara serpebilmek isterdim. Vadiler caddeleriniz, yeşil patikalar dar sokaklarınız olsun isterdim, birbirinizi bağlar arasında arayıp giysileriniz mis gibi toprak kokarak gelin isterdim.
Ama daha o gün gelmedi.
Atalarınız korkularıyla sizleri fazlaca iç içe sokup bir araya topladılar. Bu korku daha bir süre devam edecek. Daha bir süre kentlerinizin surları, ocaklarınızı tarlalarınızdan ayıracak.