16. yüzyıldan önce hiçbir insan Dünya’nm etrafını dolaşmamıştı, bu durum 1522’de Macellan’ın gemileri 72 bin kilometrelik bir yolculuğu tamamlayıp İspanyaya geri dönene kadar değişmedi. Bu yolculuk üç yıl sürmüş, ayrıca Macellan da dahil serüvene katılan neredeyse herkesin canına mâl olmuştu. 1873’te Jules Verne, bir İngiliz maceraperest olan Philea Fogg’un Dünya’nın etrafım 80 günde dolaşabileceğini hayal edebiliyordu; bugün orta sınıfa mensup herhangi biri, dünyanın etrafını 48 saat içinde kolay ve güvenli bir biçimde dolaşabiliyor.
Tarihin dinamikleri insanlann iyiliğini ve mutluluğunu artırmaya dönük değildir. Tarihteki en başanlı kültürlerin Homo sapiens için en iyisi olduğunu düşünmemiz için hiçbir kanıt ya da veri yoktur. Tıpkı evrim gibi, tarih de bireysel organizmaların mutluluğunu yok sayar, dikkate almaz.
Çoğu zaman silahlanma yarışı tarafların iflasına sebep olur ve güç dengesini de değiştirmez. Pakistan gelişmiş savaş uçaklan alınca Hindistan da aynı şekilde cevap verir, Hindistan nükleer bomba geliştirdiğinde Pakistan da onun arkasından gelir, Pakistan donanmasını büyütür, Hindistan da ona cevap verir. Sürecin sonunda güç dengesi büyük ölçüde ilk durumda olduğu hâliyle kalır ama eğitim veya sağlığa harcanmış olabilecek milyarlarca dolarla silah alınmış olur. Bununla birlikte, silahlanma yanşı karşı durması zor bir dinamiktir. “Silahlanma yarışı” bir ülkeden diğerine virüs gibi yayılan bir davranış biçimidir; evrimsel hayatta kalma ve yeniden üreme stratejisine harfiyen uygun olarak kendisine fayda sağlar ama diğer herkese zarar verir.