Buda evrenin üç temel gerçekliği olduğunu düşündü: her şeyin durmadan değişmesi, hiçbir şeyin kalıcı bir özünün bulunmaması ve hiçbir şeyin bütünüyle tatmin edici olmaması. Galaksinin, bedeninizin ya da zihninizin en kuytu köşelerini keşfetseniz de hiç değişmeyen, sonsuz bir öz taşıyan ve sizi bütünüyle tatmin eden bir şey asla bulamazsınız. Acı, insanlar bunun kıymetini bilmediği için ortaya çıkıyor. Bir yerlerde sonsuz bir öz olduğunu ve onu bulup ona bağlanırlarsa bütünüyle tatmin olabileceklerine inanıyorlar. Bu sonsuz öz kimi zaman Tanrı, kimi zaman millet, kimi zaman sahici benlik, kimi zaman da gerçek aşk, ve insanlar kendilerini bunu bulmaya ne kadar adarlarsa, bulmayı başaramadıkları için o kadar hüsrana ve mutsuzluğa kapılıyorlar. Daha fenası, bu öz sevdası ne kadar büyükse, güttükleri gayeyle aralarına giriyormuş izlenimi uyandıran insanlara, gruplara ya da kurumlara o kadar büyük nefret besliyorlar. O halde Buda'ya göre hayatta anlam yok ve insanların anlam yaratmaya ihtiyaçları yok. Bunu fark etmeli ve bu sayede bağlandığımız şeyler ve içi boş fenomenlerle özdeşleşmek yüzünden çektiğimiz acılardan kurtulmalıyız. "Ne yapmalıyım?" diye soruyor insanlar ve Buda şöyle bir tavsiye veriyor: "Hiçbir şey yapmayın. Hiç ama hiçbir şey yapmayın." Sorun sürekli bir şey yapmamız.
Bir faşist sanatı nasıl değerlendirir? Bir faşist izlediği filmin iyi mi kötü mü olduğuna nasıl karar verir? Çok kolay. Tek bir ölçüt var. Milletin çıkarlarına hizmet ediyorsa iyi bir filmdir. Milletin çıkarlarına hizmet etmiyorsa kötü bir filmdir. Peki, bir faşist okullarda çocuklara ne öğretileceğine nasıl karar verir? Aynı ölçütü kullanır. Çocuklara milletin çıkarına ne hizmet ediyorsa onu öğretin; hakikatin bir önemi yoktur.
Aşkta bile Romeo ya da Werther olmaya özenen herkes uğruna fedakarlıkta bulunulmayan aşkın gerçek aşk olmadığını bilir. Fedakarlığınız sadece sevdiğinize niyetinizin ciddi olduğunu göstermenin bir yolu olmakla kalmaz, gerçekten aşık olduğunuza kendinizi inandırmanıza da yarar. Kadınlar neden sevgililerinin elmas yüzükle gelmesini ister sanıyorsunuz? Aşık böyle büyük bir maddi fedakarlıkta bulunduktan sonra, kendini yaptığına değdiğine ikna etmesi gerekir.