Başarısızlıklar, güçlüleri daha da güçlendirir. Ne yazık ki insanlara karşı öyle bir oyun oynanır ki, bu oyunda olayların gerçek anlamı pek de hesaba katılmaz. Dış görünüşler kazanıp kazanmayacağımızı belirler, değersiz başarılar elde ederiz. Ve sonra yenilgiye uğramış olan görüntüyle, kendimizi çepeçevre bağlanmış buluruz.
Karanlık gecelerdeki belirsiz ışıkları anlamaya çalışıyordu. Oysa bunlar artık ışık bile değildi. Olsa olsa, karanlıkların yoğunluk değişmeleri ya da gözlerindeki yorgunluktu.
Bütün korkularımızın kaynağı, gizemli olan şeylerdir yalnızca. İnsanlar, bu karanlık kuyuya inmeli ve geri döndüklerinde hiçbir şeye rastlamadıklarını söylemelidirler.
“İnsanın kendini sevdirmesi için karşısındakine merhamet etmesi gerekir. Ben pek merhamet göstermem, göstersem bile bunu saklarım. Ama yine de insanlığın dostluğu ve şefkati hep çevremde olsun isterim. Doktorlar mesleklerinde bunlarla karşılaşırlar. Ama ben olayların hizmetkârıyım. Onları çelik gibi sert yapayım ki onlar da olaylara hizmet etsin."