“Bu şehir var ya... Çok çabuk uzaklaşacağım bu şehirden. Gece yola koyulmayı çok seviyorum. Güneye doğru giderken gaza basarsın, on saniye sonra bütün görüntüyü tersine çevirip kuzeye doğru yönelirsin. Şehir artık, denizin dibinden başka bir şey değildir.”
“İyi mi yaptım bilmiyorum. Ne insan hayatının ne adaletin ne acının gerçek değerini biliyorum. Ne de insan sevincinin neye değer olduğunu... Ne titreyen bir elin ne merhametin ne de kibarlığın...”
Hayallere daldı:
“Hayat çelişkilerle dolu; insan, onun üstesinden gelmek için elinden geleni yapıyor. Ama dayanmak, bir şeyler yaratmak, ölümlü bedenini bir şey karşılığında sunmak...”
Tesisatçıyı kovmasının ardından Riviére, “Böyle sert bir şekilde kovduğum aslında o değil; sorumlu olduğu kötülük aslında, ama yine de bu kötülük onun içinden geçip geliyor. Olaylar üzerinde hâkimiyet kurabiliyoruz. Onlar da bize itaat eder, bu yüzden onların yaratıcılarıyızdır. Bu alçakgönüllü insanlar da aslında şey’ler ve onları yaratan yine biziz. Ama kötülük onlardan geldiği zaman onları bir kenara bırakabiliriz,” diye düşündü.
“Adil miyim, değil miyim? Buna dair bir fikrim yok. Eğer birinin canını acıtırsam, o zaman hatalar azalıyor. Bunun sorumlusu tek bir kişi değil, bunun sorumlusu gizli bir güç aslında ve herkese dokunmadan ona ulaşamıyorum."