Çok bilen biri atılıyor oradan "Evde mi ölçtünüz, hastane de mi?" Neymiş, tıp literatüründe "beyaz gömlek hipertansiyonu" diye kavram varmış; tansiyon evde normal, doktor veya hemşire tarafından ölçüldüğünde ise yüksek çıkarmış!
Hey gidi günler! Türkiye'de 1980'lerde hastanın yaşının önüne 1, ikinci basamağa virgül konurdu; bu tansiyon o kişiye göre normal denirdi. Yani... "62" yaşında bir hasta için, "16,2" normal kabul edilirdi.
"Nerede kolaycılık varsa, orada soysuzlaşma vardır.
Nerede zordan kaçış varsa, orada cehalet vardır.
Kolaycılık ve cehalet, ikiz kardeştir.
Kolaycılık ve cehaletin, doğrulara karşı bir direnişi vardır."
Antidepresanlar yeni kişilikler yaratıyor. Hızlı karar veren, çok üretken görünen, sürekli yeni projeler peşinde koşan, sürekli iş, çevre, sevgili değiştiren, çabuk sıkılan, kolay tüketen kişilikler bunlar. Yaptığını kesinlikle sorgulamayan, çevreye uymaktan çok çevreyi kendilerine uydurmak için sürekli bir zorlama içinde olan, eleştirilmeye gelmeyen, çabuk sinirlenen, çok hızlı ve pek düşünmeden, enine boyuna tartmadan harekete geçen, kolay yıkılan, yeni ve daha mükemmelini yaratabileceği hayaliyle yaşayan, yaptığı her şeyin doğru olduğunu, hiç yanlış yapmadığını sanan kişilik yaratıyor ilaç...
Bu da tüketim çarkının dönmesini kolaylaştırıyor. Kaygısız insan vahşileşiyor...