Prof. Dr. Canan Karatay en yakınını kaybetti:
- "Günümüzde peynir-ekmek gibi antidepresan kullanılıyor. Tabii ki işe yaradığı da oluyor ama kişiliği bozduğu, intihara sürüklediği de oluyor. Ben iki aile büyüğümü antidepresan yüzünden kaybettim. Biri abimdi, intihar etti" deyip sözlerini şöyle sürdürdü:
- "Abim depresyona girdi. Bu da normal. Normal olmayan, 'depresyon yaşıyor' diye dönemin en önemli hekimlerinin ona üç ayrı antidepresan vermesi! Bu ilaçlar onu kötü etkiledi, sonunda da intihar etti..."
Depresyon neoliberalizmin yarattığı hastalık aslında; "Durma, koş, yakala, kaçırma, atla, en yükseğe çık, çok hızlı ol, kendini göster, başarı şart, beğendir kendini..." gibi "liberal azgın dil" insanları çıkmaza sokuyor:
-Ya başarılısın ya da hasta!
-Başarmak için "takviye" ürün almalısın! -Hastaysan zaten ilaç almalısın!
Antideprasan almaman imkansız; sistemi/pazarı böyle kurdular!
Bugün... Dünyanın dört bir yanı özel hastane zincirleri, özel laboratuvar zincirleri, sigorta şirketleri ve küresel ilaç firmaları zincirleriyle dolu...
Öte yandan "kapitalizmin Kabe'si" ABD' de 36 milyon Amerikalı parasızlıktan sokaklarda yatıyor. Ama mortgage krizi nedeniyle de 36 milyon ev boş duruyor!