Okumak ya da okumamak işte bütün mesele bu
Puan vermedi·176 syf.··
2026 63. kitabı
Okul zili çalmak üzere. Herkes sırasında nefesini tutmuş son zilin çalmasını bekliyor. Zil çaldığında her biri bir teğmene,üsteğmene, general'e ya da hiç yoktan ere dönüşecek. Onlara ait olan; bir tahta, bir duvar arasına sıkışmış koskoca imparatorluklarını yani arsalarını korumakla görevli olacak olmanın heyecanı var üzerlerinde... Yetişkinlerin bir türlü dahil olamadıkları kendilerinden pek uzak hayatları ve küçüklerin dahil olmak istemedikleri kendilerinden uzak tutmaya çalıştığı çocukluklarından sıyrılıp yeni bir dünya kurdukları yer tam da onlarcasının ayaklarıyla çiğnediği bu arsa. Hareketlerinde hala korku var, çekince, endişe ve kargaşa ama yine de her şeye rağmen onlar pal sokağı çocukları. Kendilerinin olan bu arsayı kimseye kaptıracak değiller. Son güçlerini ve cesaretlerini de toplayarak korkusuz olduklarını herkese göstermek gayesindeler. En başta kendilerine... Hayat onları kenar mahallelere, pek de zengin olmayan muhitlere tükürmüş, zenginlerin gözleri önünden işte bu mahalleye süpürmüş ve talih onları yaşamları boyunca ıskalamışken son kalelerini canları pahasına savunacak ve savunacaklar... Tiyatro bu ya ne gerekirse onu yapmalılar... Okuyacaklar için şimdiden keyifli okumalar dilerim. (Ufak dipnotum cekete zehir sürülerek sahibine teslim edildiğini ümit ederek yazımı sonlandırmak istiyorum. Neden olmasın?Let them eat rich.)
Pál Sokağı ÇocuklarıFerenc Molnar · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202536,3bin okunma
5/10
·208 syf.··
2026 15. kitabı
cok iyi bi kitap degil, yazar zaten cok iyi bir kitap olsun diye yazmamis bence, icinde relate edebildigim cokca sey buldum, bir yandan da cevremdeki birkac arkadasimi daha iyi anlamami sagladi, boyle kitaplari seviyorum cunku sana buyuk seyler vadetmiyor, okuyorsun, aralarda kendinden bi seyler buluyorsun ve bitiyor, hic yormuyor
I Want to Die but I Want to Eat TteokbokkiBaek Sehee · Bloomsbury Publishing · 20228,6bin okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
The Vegetarian
8/10
·176 syf.··
2026 15. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 03 Mayıs 2026 22:03
The Vegetarian I have read a most staggering and profound book. I don't want to give spoilers, but I want to mention how this book affected my feelings and my thoughts about society. South Korean author Han Kang writes this book from three different perspectives. She criticizes the traditional and patriarchal society of South Korea. At the beginning of the book, Yong-hye's husband tells us about his wife. He describes her as an ordinary woman with nothing special about her. One day, Yong-hye has a nightmare and decides never to eat meat again. This causes a major conflict within the family. Her father hits her, and for this reason, she attempts suicide. Later, her brother-in-law takes her to the hospital. Due to the Mongolian spot on Yong-hye’s back, he becomes obsessed with her and sleeps with her. His wife catches them; consequently, both of them are taken to psychiatric clinics. Yong-hye consistently refuses to eat meat and begins to think of herself as a tree. Her sister feels sorry for her, yet on the other hand, she has been unhappy since her own marriage. Yong-hye believes that eating meat is related to violence. Society, her family, and her husband all want to take control of her life and body. Yong-hye maintains a silent resistance against South Korea's traditional and patriarchal society. At the same time, she wants to transform from an animal into a vegetal entity. This book is about how people defy societal norms to find freedom. The Vegetarian is not just a book about diet; it is a story that depicts a person's desire to be one with nature.
VejetaryenHan Kang · April Yayıncılık · 20259,8bin okunma
White Fang
Puan vermedi·218 syf.··
2026 2. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 08 Mayıs 2026 20:05
Bu uygulamayı kullanmaya karar verdiğim arkadaşımla ilk kitap olarak layık gördüğümüz bir kitap ve bunun anısına ingilizce okumaya karar verdik. Kurtun gözünden dünyaya bakmaktan öte dünya penceresinden kurtun yaşamını perde perde izliyormuş gibi hissettiren bir kitap. Aslında bir nevi insan hayatına olan metaforlarla doluydu, id kavramına çok güzel değinmesinin yanında süperegoyu bizim tamamlamamıza izin vermiş gibi ama garip bir şekilde eylemler ego ya ulaşamıyor gibi hissettirdi. Belki ilkel olarak tanımlayabileceğimiz barbar veya vahşi davranışlarımızı ele almamızı sağlayan bakış açısı kazandırdı kendi nezdimde. Ama özünde çok hoş, insana dopamin salgılatan ve gelişimsel açıdan adım adım ilerleyen bir yaşamı şahit olurcasına betimleyen güzel bir kitaptı. Çok klişe olsa da "eat or be eaten" ilkesi kitabın ana fikri sayılabilir aynı kişisel hayatlarımızda olduğu gibi. Bu deyişe bazıları çıkarcılık ya da bencillik olarak basmakalıp damga vursa da hayatın bir nevi özünü anlatıyor malum...
1000Kitap
White FangJack London · Dorlion Yayınevi · 202095,7bin okunma
Puan vermedi·96 syf.··
2026 8. kitabı
Jonathan Livingston Seagull by Richard Bach may appear to be a simple story about a bird, but it develops into a layered allegory about individuality, freedom, and spiritual growth. Jonathan, unlike the rest of his flock, is not satisfied with living only to eat and survive. He becomes obsessed with flight not as a tool, but as a way of reaching perfection and understanding something greater about existence itself. This desire isolates him. The flock, representing conformity and societal limitation, rejects him for refusing to follow its narrow rules. His exile symbolizes the cost of individuality: those who question norms are often cast out. Yet this separation is also what allows Jonathan to grow. Freed from the expectations of others, he pushes himself further and eventually reaches a higher level of existence, where he learns that true perfection is not just physical but spiritual. Flight becomes the central symbol of the story. It represents self-discovery, discipline, and transcendence. The sky stands for infinite possibility, suggesting that limits are not absolute but largely self-imposed. Jonathan’s journey reflects the pursuit of self-actualization, the idea that fulfillment comes from realizing one’s full potential. At the same time, the story strongly echoes Biblical patterns, especially those associated with Jesus Christ. Jonathan is rejected by his community, ascends to a higher plane of understanding, and returns as a teacher. He gathers followers and teaches them that they, too, can overcome their limitations. Like Christ, he emphasizes growth, belief, and a deeper understanding of existence. However, Bach reinterprets these ideas in a more philosophical and less doctrinal way. There is no focus on sin or divine judgment. Instead, the central
Martı Jonathan LivingstonRichard Bach · Epsilon Yayınları · 201680,2bin okunma
Eat , Pray ,Love; Sen misin aşkım?
8/10
·293 syf.··
2026 9. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 01 Mart 2026 01:53
Öhöm öhöm kitaba ciddi ön yargılarla başladığım icin özür dilerim , ama baslarda kisisel gelisim motto zehirlenmesi yaşattığı icin bir bakima da bu hissiyati kendi verdi diyebiliriz. Sonrasinda acilan bir kitap bir cesit romantik komedi izliyor gibi keyifle okudum sonralara dogru . Kitabin ilk 100 sayfasına katlanirsaniz sonrasi bir hazine gibi açılıyor . Mantik tamamen kendini bulma arayışında olan bir kadin ve kendini bulma yolculuğu. Eat ,Pray ,Love filmini izleyen herkes aaaaaaa tabi ya olacak okurken fakat burada kahramanimiz yolculuga çıkmaya zorlaniyor ,hadi ben bir yolculuga cikayim da kendimi bulayım demiyor . Arkadaşının hastalığının şifasını aramak icin çıktığı sandığı yolculukta, kendini bulan bir kadının öyküsü bu . Baslarda karşılaştığı herkesin pozitifligi yorsa da zamanla siz de Maelle gibi kendinizi sorgularken buluyorsunuz. Ve evet ufkunuzda bir ışık beliriyor bu kaçınılmaz çünkü sinir hücrelerinin iyi anlamda dokunan diyaloglar var . Kitapta benim sacma bulduğum tek sey Maelle gibi her seyi mantikla cozen zeki bir is kadınınin her seyi sorgusuz kabul etmesi , direnmemesiydi . Yani insan biraz dirensin istiyor . Her seye haa tamam oyle olsun , bir de boyle denemeliyim diye hemen uyumlanmasini bir miktar sacma buldum .Fakat sonrasinda belki de gerçekten tutunacak bir seye ihtiyaci vardi bu kizin , belki de emir vermekten o kadar yorulmustu ki biraz da ona gosterilen yolu takip etmek istedi ,diye düşünüp bir yerden sonra kendimi de ikna ettim . Kitabin sonu tahmin edilebilirdi diye yazmislar fakat ben oyle dusunmuyorum , guzel kurgulanmis bir çözüm bolumu vardi kitapta ,tum parcalarin yerli yerine oturmasi keyifli bir yere taşıdı kitabi. Velhasil bu kitapla bir yolculuğa çıkıyorsunuz ,kitaba kendinizi birakinca bir farkindalik
1000Kitap
Bugün Kalan Hayatımın İlk GünüMaud Ankaoua · Yan Pasaj Yayınları · 20238,2bin okunma