Beyler,gerçek anlamda sadece tanrı bilgedir,söz konusu kehanet de aslında bunu anlatmak istiyor.İnsanlara özgü bilgeliğin çok küçük değeri vardır,belki de hiçbir değeri yoktur.Kehanetin benden bahsetmesi,adımı anması,belki de beni örnek göstererek:"Ey insanlar,aranızdaki en bilge kişi,Sokrates gibi aslında bilgeliğinin hiçbir değerinin olmadığını bilen kişidir."anlamına geliyor olabilir.Bundan dolayı,ben de tanrının buyruğuna uygun olarak buralarda dolaşıyor ve bilge olduklarını düşündüğüm yerli ya da yabancıları hâlâ araştırıp soruşturuyorum.Öyle olmadıklarına her karar verişimde de,bilge olmadıklarını kanıtlayarak tanrıyı haklı çıkarıyorum.Bu uğraşım yüzünden ne kentle ilgili konularda kayda değer bir hizmetim dokunabiliyor,ne de ailemin işlerine koşabiliyorum.Tanrının hizmetinde olduğum için mutlak bir yoksulluk içinde yaşıyorum
Demek ki bir şey görülen olduğu için görülmez,aksine görüldüğü için görülendir;bir şey güdülen olduğu için güdülmez,aksine güdüldüğü için güdülendir ve bir şey hareket eden olduğu için hareket etmez,aksine hareket ettiği için hareket edendir.Söylemek istediğin şey açık mı Euthyphron?Şunu söylemek istiyorum:bir şey "oluyorsa","olan"olduğu için "olmaz",aksine "olduğu"için olandır ve bir şey herhangi bir şeye "maruz kalan",olduğu için "maruz kalmaz",aksine "maruz kaldığı" için "maruz kalandır".
-Peki ama,bir şey ne odur ne bu,hem odur hem bu,diyebilir miyiz?
-Diyemeyiz sanırım
-Öte yandan insan zevk veya acı duyarken içi bir çeşit hareket halindedir değil mi?
-Evet.
-Bizse demin,ne zevk ne de acı duyduğumuz anın ikisi ortasında bir dinlenme,bir durgunluk anı olduğunu söylemedik mi?
-Söyledik sahi.
-Öyleyse,acının yokluğuna zevk,zevkin yokluğuna acı dememizi akıl alır mı?
-Almaz
-Demek o hal zevk değil,acının yanında zevk,acı değil,zevkin yanında acı gelir bize.Gerçek zevk bakımından sağlam bir yanı yoktur bu halin;bir kuruntu bir aldanmadır sadece.
-Peki,bu adamlar başa gelmeden önce kendi çevrelerinde nasıl yaşıyorlardı?Düşüp kalktıkları kimseler,ya onların her dediklerini yapmaya hazır dalkavuklar oluyordu ya da birinden çıkarları olunca,kendileri ona yaltaklanıyor,yüzlerine gülüyor,dilediklerini elde eder etmez de ona sırtlarını dönüyorlardı değil mi?
-Çok doğru
-Ömürleri boyunca kimsenin dostu olamaz bu adamlar;ya efendidirler,ya köle.Gerçek özgürlük,gerçek sevgi,zorba ruhlu bir insanın hiçbir zaman tadamayacağı bir mutluluktur.
Demek ki sevgili dostum,bir insanı tabiatı,alışkanlıkları ya da her ikisi birden,sarhoş,âşık,deli ettiler mi o insanın zorba olmak için hiçbir eksiği kalmamıştır artık.