Demek ki,birçoklarının güzellik ve daha başka değerler üstüne besledikleri değişik düşünceler,yoklukla varlık arasındaki bir boşlukta dönüp duruyor gibidir.
-Tiyatro,koro meraklıları güzel seslere,güzel renklere,güzel biçimlere,kısaca güzelliğin belirdiği her şeye hayrandırlar.Ama güzelin kendini görmeye ve sevmeye varamaz düşünceleri.
-Orası öyle.
-Ama güzelin kendine varabilen,onu özbeöz görebilenler çok azdır değil mi?
......Burada birbirinden ayrı iki şey görmek doğru olur:Biri içimizdeki hesaplayan,düşünen yandır ki,buna akıl yanımız deriz.Ötekiyse,düşünmeyen,sade arzulayan yanımızdır.O,sadece sever,acıkır,susar,coşar,doymak,zevk almak ister.