Manzara değişecek; bindiğiniz otobüsler, uçaklar değişecek; gittiğiniz yerler ve tanıştığınız insanlar değişecek. Konuştuğunuz konular değişecek, gözlemleriniz değişecek ama yoldaşlık baki kalacak. Kişinin ilişkisinde yolculuk ve yoldaşlık önemli olursa hayatı hiçbir zaman tekdüze olmaz. Bu yüzden ilişkilere “ne alırım ne veririm”den ziyade birbirinize iyi bir ekip arkadaşı, iyi bir yoldaş olabilir misiniz gözüyle bakmak gerek.
Kendin olarak var olmana önem verildiğini hissetmek sağlıklı ilişkinin vazgeçilmezidir. Birinin eksiğini, ihtiyacını karşılamak için değil, yaşam dansı için berabersiniz. Zamanla müziğin türü ve ritmi değişir ama dans daha derin bir anlam kazanarak devam eder.
Sorun mu yaratıyorsunuz bir araya geldiğiniz zaman, çözüm mü? Basit gibi görünüyor ama insanlar bir araya geldiğinde zamanlarının çoğunu şikayet etmek ve birbirlerini ötekileştirmekle geçiriyorsa bu topluluk zaman içinde güçsüzleşecek demektir.
Bir ebeveynin çocuğuna verebileceği en büyük hediye, ona her koşulda ayağa kalkabilecek gücü kendinde bulabilme yetisi kazandırmaktır. Böyle yetişen biri ne yaşarsa yaşasın, “Her şerde bir hayır vardır,” diyebilir ve artık o seviyedeki sorunları rahatlıkla atlatır.