“Meğer profesörlerin entelektüel birer dev olduklarını düşünmekle ne kadar aptalmışım. Onlar da birer insan, hem de dünyadaki diğer insanların bunu fark etmesinden korkan insanlar…”
Ne güzel bir kitaptı! Orhan’ı tanımak, Orhan’ın Firdevs’ini tanımak… saklıkuyu’yu tanımak.. Saklıkuyu da anda ve geçmişte yaşayan insanları tanımak.. hepsi çok güzeldi. Son sayfa da aklım ve ruhum onlarla birlikte kaldı.
Peki yazılanlar gerçek miydi? Yoksa kurgu muydu?
Her bir satırda bir gerçeklik yok mudur zaten.
Aynı manzaraya farklı gözlerle belki aynı hislerle kaç kez bakmışızdır?
Bazılarımız birbirleriyle daha hiç görmeden tanışmıştır…
Ruhuma dokunan bir yazar
“Şimdi anlıyorum ki, üniversiteye gitmenin ve bir eğitim almanın en önemli nedenlerinden biri, tüm hayatınız boyunca doğru olduğuna inandığınız şeylerin doğru olmadığını ve hiçbir şeyin göründüğü gibi olmadığını öğrenmekmiş”