"Nasıl oluyor da kimse bu sınırı geçmiyor?” diye bağırdl onu dikkatle izleyen hayvanlarına dönerek. "Olmayan dünya hiçbir risk teşkil etmiyor! Sadece bilinmiyor, o kadar. Panayırlardaki trene benziyor. Neyi kastettiğimi anlıyor musunuz? Tünele girer, çok korkarsınız çünkü içeride ne olduğunu bilmiyorsunuzdur, sonra olabilecek en kötü şeyin başınıza çalı süpürgesiyle vuran bir cadı olduğunu görürsünüz.”
"Kendine şefkat göster ki başkalarına da gösterebilesin” diyordu. "Kendini olduğun gibi kabullen ki komşunu da anlayabilesin; kendine karşı cömert ol ki dünyaya karşı da cömert olabilesin. Kısacası kendini sev ki başkalarını da sevebilesin''
"Teşekkürler güzel kız” diye fısıldadı terzi. "Huzurun metrelerce yükseklikteki bir ağacın tepesinde olmadığını bana hatırlattığın için. Huzur, kaosun ortasında, kalbin içindedir. Diğer her şey gibi, içimizdedir!''