Canım arkadaşım, seni anlamaya çalışmak dahi öyle güzel ki.. sözlerin gökyüzünde asıl duran birer Yıldız... sen böyle ay parçası gibi ışık saçarken söyle, seni nasıl bırakırım karanlıkta?
Ben o gence önce iyilikle söylerim. sonra farzları yaparsan seni hediye ile taltif ederim derim. yine yapmazsa bir tarafa çekilip ağlayarak, ya Rab bu genci yakma, merhamet et! çünkü ıslah etmek senin elindedir! diye yalvarırım. Aman Rabbim! şu yaklaşıma bakın, şu şefkate bakın, şu gönül insanlığına bakın.(Rabbim üstadımızdan razı olsun)
Allah'ı inkâr etmekle, Allah unutulmuyor. o bütün varlığıyla damarlarla gezmeye devam ediyor. belki de bu, kendimizi kandırmaya yarayan bir sebep, o kadar.
Cemiyetin imanı, Saadet ve selameti yolunda nefsimi, dünyamı, ... âhiretimi de feda ettim. gözümde ne Cennet sevdası var, ne cehennem korkusu cemiyetin, 25 milyon Türk cemiyetinin imanı namına bir said değil, bin said feda olsun. Kur'anımız yeryüzünde cemaatsiz kalırsa, cennette istemem; orası da bana zindan olur. milletimizin imanını selâmetle görürsem, cehennemin alevleri içinde yanmaya razıyım. çünkü vücudum yanarken, gönlüm Gül-Gülistan olur.
Ve önüne kalktığı her şeyi sürükleyen hayat ırmağının dalgaları arasında, esrarlı ummanlara yelken açtığımı nereden bilecektim? zihnimde durmadan dönüp duran hayat filmin yeniden oynamaya başladı. hayalim kayıp gitti, çok ötelere...