“Sen de geçebilirsin anadan,yardan,serden,
Senin de destanını okuyalım ezberden.
Haberin yok gibidir taşıdığın değerden...
Elde sensin, dilde sen,gönüldesin,baştasın;
Fatih’in İstanbul’u fethettiği yaştasın.”
Arif Nihat Asya
Daha çocuk yaşta yiğitliği ve cesareti suratından okunan bir sultanın, Anadolu’nun kapılarını nasıl Türklere açtığını anlatıyor. Adaleti ve merhameti ile anılan büyük Sultan Alparslan’ı okumak gerçekten harikaydı. Allah’a olan inancı, imanı ve ordusundaki askerlerinde Alparslan’a olan bağlılığı inanılmaz. Sadece askerleri değil bütün halk ona fazlasıyla bağlı. Çünkü kendiside normal bir asker ve halktan biri gibi. 1071 Malazgirt Zaferini yaşamış kadar oldum. Savaş anlatılırken bazı yerlerinde gururlandım bazı yerlerinde hüzünlendim bazı yerlerinde çok heyecanlandım. Fakat kitabın soru-cevap şeklinde olması ve aynı şeyleri tekrar etmesi beni yer yer sıkmadı değil. Yine de içinde harika bilgiler barındırıyor, okunması gereken bir kitap diye düşünüyorum.
“ -aşk- denen asil duygu asla,İmparator bile olsa,bir insana karşı duyularak heder edilecek kadar değersiz olamazdı. Zira bu yüce his; ancak ezeli,ebedi; hiçbir şeye muhtaç olmayan, her şeyin kendisine muhtaç olduğu bir ve tek olan Allah’a karşı duyularak,asıl yerini bulabilecek bir duygu idi”
“İnsanlar kalplerinde neyi taşırlar, bilinmez. Bize görünen hadiselerin bir de görünmeyen yüzü vardır ki, o saha biz insanların rahatça gireceği bir alem değildir.”