Ebubekir Subaşı

Ebubekir Subaşı

YazarÇevirmen
8.2/10
188 Kişi
·
737
Okunma
·
45
Beğeni
·
4.236
Gösterim
Adı:
Ebubekir Subaşı
Unvan:
Türk Yazar, Tarihçi ve Tercüman
Doğum:
Erzurum, 1965
Ebubekir Subaşı 1965 yılında Erzurum ilinde doğmuştur. İlk ve orta öğrenimini Erzurum'da tamamlamıştır. 1982 yılında Atatürk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Doğu Dilleri bölümünü bitirmiş 1986 yılında İstanbul'a gelip yayıncılık , tercüme , tashih ve redaksiyon gibi işlerle uğraşmıştır. Askerlik hizmetini yaptıktan sonra bir müddet daha yayıncılık işleri ile uğraşmış olup 1990 yılı Mart ayında Başbakanlık Devlet Arşivleri Genel Müdürlüğü Osmanlı Arşivi Başkanlığın'da arşiv hizmetlerinde çalışmaya başlamıştır ve buradan emekli olmuştur. Ebubekir Subaşı Arapça, Farsça, Osmanlıca ve İngilizce olmak üzere dört dil bilmekte olup 1987 yılından beri araştırma ve yazarlık faaliyetlerine devam etmektedir. Evli ve üç çocuk babası olup Ebubekir Subaşı aynı zamanda yeminli mütercimlik yapmakta ve sporla da ilgilenmektedir.
Hz. Ali (r.a) aynı şekilde Hendek harbinde de yiğitliği ve cesaretiyle büyük yararlıklar göstermiştir. Savaş esnasında, Arapların "Bin askere bedel" dedikleri Amr bin Abdivüdd , Müslümanların kazdıkları hendeği atıyla geçmiş ve geçer geçmez şöyle bağırmıştı ;

"Kim benim karşıma çıkacak ?!"

Ardından da buna benzer tehdit dolu sözler söylemişti. "Neden benim karşıma birini çıka-
ramıyorsunuz !?" dediğinde , Hz. Ali (r.a) ayağa kalkarak onun karşısına çıkmak istediğini söyledi . Efendimiz (sav) ona oturmasını emretti . Fakat Hz. Ali (r.a) bu isteğini üç kere tekrar edince , Efendimiz ona sordu ;

"Onun Amr olduğunu biliyor musun?"

Fakat Allah'ın aslanı yılacak gibi değildi ve cevap verdi ;

"Amr olsun!..."

Kendisine izin çıkınca meydana atıldı , Amr onu görünce;

"Ben senin kanını dökmek istemiyorum!" dedi .

Bunun üzerine Hz. Ali (r.a) kükredi ;

"Ama ben , Allah'a and olsun ki , senin kanını dökmek istiyorum!"

Çarpışma başladı ve Allah'ın izniyle "Allah'ın aslanı " Hz. Ali , "Bin askere bedel" denen Amr'ı birkaç hamlede öldürdü .
Medine 'ye gelen bir muhacirle , Medineli her bir sahabi kardeş yapılmıştı .

Fakat Hz. Ali (r.a) henüz bundan mahrumdu. Bunun üzerine, Efendimiz'e (sav) gelip şöyle demiştir ;

"Herkesi biri ile kardeş kıldınız , ama beni yapmadınız ?"

Efendimiz 'in (sav) verdiği cevap muazzamdır ;
O şöyle buyurmuştur;

"Sen , dünya ve âhirette benim kardeşimsin ."
268 syf.
·20 günde·Beğendi·10/10
Etkisini insan üzerinde bırakan çok güzel kitaptı. Yazar iki kitabını daha almıştım ,tereddüt ediyordum. İyi ki de almışım diyorum.
Kitapta başlığı üzerine Hz Hamza' nın hayatını anlatıyor. Huzeyfe ile Kurd'un muhabbet ederek anlatıma sunulmuş. Hem yorumluyorlardı hem de o günü tekrar yaşarmış gibi Huzeyfe anlatıyordu.
Okumanızı tavsiye ederim.
464 syf.
·7 günde·Beğendi·10/10
Kendisi büyük bir kumandandır. ..bir çok insan kendisini Çeçen zannetsede Dağıstanda doğan Avar Türkü bir kahramandır . ..hem tarikat lideri hem namus ve topraklarını korumaya hayatını adamış yürekli bir askerdir .. .Avrupa'da olsa ismi çoktan Arslan Yürekli Şamil diye geçiyor olabilirdi. ..kitap su gibi akıp gidiyor .. .birebir o zamanları yaşıyor gibi oluyorsunuz. ..
326 syf.
·17 günde·Beğendi·10/10
Ne kadar yazsam da Mus’ab bin Umeyr’in hayatını konu edinmiş bu kitabın içeriğinin yorumunu eksik bırakacağımı düşünüyor,onu anlamak için kitabını okumak gerektiğinin kanaatine varıyorum.Onun ve onun gibi nice sahabenin yolunda olma temennileriyle...
361 syf.
·9 günde·5/10
Daha çocuk yaşta yiğitliği ve cesareti suratından okunan bir sultanın, Anadolu’nun kapılarını nasıl Türklere açtığını anlatıyor. Adaleti ve merhameti ile anılan büyük Sultan Alparslan’ı okumak gerçekten harikaydı. Allah’a olan inancı, imanı ve ordusundaki askerlerinde Alparslan’a olan bağlılığı inanılmaz. Sadece askerleri değil bütün halk ona fazlasıyla bağlı. Çünkü kendiside normal bir asker ve halktan biri gibi. 1071 Malazgirt Zaferini yaşamış kadar oldum. Savaş anlatılırken bazı yerlerinde gururlandım bazı yerlerinde hüzünlendim bazı yerlerinde çok heyecanlandım. Fakat kitabın soru-cevap şeklinde olması ve aynı şeyleri tekrar etmesi beni yer yer sıkmadı değil. Yine de içinde harika bilgiler barındırıyor, okunması gereken bir kitap diye düşünüyorum.
394 syf.
Kitap gayet anlaşılırdı bence ve gayet güzel anlatılmış. Evet soru cevap kısmı ilk okurken beni de rahatsız etmedi değil. Lakin yazarın diğer kitaplarını incelediğimde de aynı usluba rastladım. Ve bir müddet sonra uslup hoşuma gitmeye başladı. Yani okurken gözden kaçırabileceğimiz bazı ince ayrıntıları soru sorarak güzel bir şekilde hatırlatmış
212 syf.
·9/10
Fatih Sultan Mehmet han'ın daha önce İstanbul aşkını ve şahsiyetinin yüceliğini güzel lisan ile anlatan bir kitabını okumamıştım.. İlkti ancak çok hoşuma gitti.. zaman zaman kişisine göre akıcı olmayan yerleri olsada okunmaya değer..
416 syf.
·7 günde·Puan vermedi
Kur-an ve sünnete bağlı peygamberin metodunu izleyen itikadı oldukça kuvvetli ibadete düşkün her konuda Allaha tevekkül eden muttaki bir lider dindar bir devlet adamıydı.
%20 (66/336)
·Puan vermedi
Efendimiz aleyhissalatü vesselam'ın ismi geçtiğinde en azından kısaltmayla bile olsa s.a.v veya a.s de yazmaya erinmiş yazarımız. Başkasını bilmem ama bu konuda hassas olduğum için daha fazla okuyamadım.
"Ey General! Çar'ına şöyle haber ver ki; Kafkasya'nın bağrında daha binlerce Ahulgo gibi kaleler var ve on binlerce Surhay kule yerini almıştır. Bunların hepsi Rabbine baş kaldırıp eceline susamış olanları beklemektedir. Silahlarınızın vücûdumda açtığı üç yarayı şifalı Dağıstan otlarından kendi ellerimle yaptığım ilâçlarla şimdiden iyileştirdim ve size karşı harp etmek üzere hazırlandım. Kalbimde açtığınız evlâd ü ıyâl ve hemşiremden gelen ayrı ayrı dört yaranın hiçbir hükmü yoktur. Geri kalan evlâd ü ıyâlimi de daha şimdiden vatana ve Allah yoluna kurban olarak adadım. Size ve Çar'ınıza her şeyi bol bol vereceğiz, fakat vatanın hürriyet ve şerefini asla! Ahulgo'da aldığınız kanlı ders kâfi gelmediyse, zengin Çar'ınızın ordularını ve hazinelerini ortaya dökerek tekrar geliniz. Askerlik şerefini lekeleyerek yalan söyleyiniz, vaadlerinizi inkâr ediniz, ormanlarımıza kundak sokunuz, ekinlerimizi yakınız, meyva ağaçlarımızı, bahçelerimizi kavurunuz. Bütün bunlar Kafkas'ın ezelî hürriyet ve istiklâl aşkını körüklemekten başka hiçbir işe yaramayacaktır! Çarlar ölecektir, Petro'larınız ve Katerina'larınız gibi Nikolay da gözleri arkasında geçip gidecektir. Fakat Kafkasya mutlaka kurtulacak, hür ve mes'ud olacaktır. Allah, hak ve vatan uğrunda çarpışanların yardımcısı olsun!"

(İmam Şamil'in hezimete uğrattığı, Kafkaslarda Ahulgo kalesini kuşatan
Rus Çar'ı Nikolay'ın generaline gönderdiği mektup)
280 syf.
·3/10
Yazar bu kitabında Hz.Hamza'nın hayatını anlatıyor.Fakat yetersiz bilgiden kaynaklanmış olacak ancak kitabın ancak onda birinde Hazreti Hamza ile ilgili konular anlatılıyor.Bu kalınlıkta bir kitap olmayabilir di diye düşünüyorum.Belki aynı konuları bir başka kitaplarda okumuş olmam bana bu hissi veriyor da olabilir.Tavsiye eder, iyi okumalar dilerim.

Yazarın biyografisi

Adı:
Ebubekir Subaşı
Unvan:
Türk Yazar, Tarihçi ve Tercüman
Doğum:
Erzurum, 1965
Ebubekir Subaşı 1965 yılında Erzurum ilinde doğmuştur. İlk ve orta öğrenimini Erzurum'da tamamlamıştır. 1982 yılında Atatürk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Doğu Dilleri bölümünü bitirmiş 1986 yılında İstanbul'a gelip yayıncılık , tercüme , tashih ve redaksiyon gibi işlerle uğraşmıştır. Askerlik hizmetini yaptıktan sonra bir müddet daha yayıncılık işleri ile uğraşmış olup 1990 yılı Mart ayında Başbakanlık Devlet Arşivleri Genel Müdürlüğü Osmanlı Arşivi Başkanlığın'da arşiv hizmetlerinde çalışmaya başlamıştır ve buradan emekli olmuştur. Ebubekir Subaşı Arapça, Farsça, Osmanlıca ve İngilizce olmak üzere dört dil bilmekte olup 1987 yılından beri araştırma ve yazarlık faaliyetlerine devam etmektedir. Evli ve üç çocuk babası olup Ebubekir Subaşı aynı zamanda yeminli mütercimlik yapmakta ve sporla da ilgilenmektedir.

Yazar istatistikleri

  • 45 okur beğendi.
  • 737 okur okudu.
  • 30 okur okuyor.
  • 319 okur okuyacak.
  • 17 okur yarım bıraktı.