Sessizliğin içinde boğulmak mıdır yalnızlık?
Yoksa, kulağa duyulan hoş senfoninin kısılması mı?
Geceleğin karanlıkla sırdaş olmak mıdır,
Gündüzün geceye kavuşamadığı gibi.
Kesik kesik nefesler gelir kulağıma,
Yoksa o nefesin tamamen yok olması mıdır yalnızlık?
Bir derinden bakınca insana,
Nedir bu öfke bu kızmışlık?
İnsanoğlu kirpit gibiymiş meğer.
Tutuştu mu etrafındakileri de yakarmış.
Bir yüreği çok severse eğer, onu da kendisi gibi sanarmış.
Yokluk içinde adımlarım,
Buruk bir tebessüm bırakırım bedenine arkandan.
Tam hisse kapılacakken sahiden,
Yine ıslanır gözyaşlarımla şakaklarım.
Bıraktığın izlerin silinmeye yüz tutmuş.
Sıcak ellerin soğuk ile buluşmuş, yüreğin atıyor mu hâlâ?
Bir akşam buhranı sevgilim,
Seni hatırladım yine gece on ikiye on kala.
Bir ses duyarım inceden inceden.
Hoş senfonidir derim, bilirim bu akşam sefasında.
Özlem kirpitiyle tutuşur benliğim.
Seni duyarım kuytu köşeden, sesin gelir yine yokluğunda.
Yine bir derinden bakınca insana,
Nedir bu çaresizlik, bu yalnızlık?