Ağlamak, uğradığımız felaketlere karşı vücudumuza kalan güç kalıntılarının bir çığlığıdır. Ağlayamadığımız zamanlar biz de o iktidarında mahvolduğu vakitlerdir ki, onun yerine var olan bu etkili sessizlik, en şiddetli elem gözyaşından daha yıkıcıdır. Dilber, böyle bir sakinlikle aşağı inerek doğrusu İmam Efendi’nin elinden tutup yürümeye başladı.