…Çünkü sevilenin yokluğu her şeyi kaplar ve her yere dolar. Sevilen birinin yokluğu öyle zordur ki onun sesi, kokusu, siması kitap sayfalarına, bir vaktin serinliğine, bir kelimenin çağrıştırdıklarına, reçel kavanozuna, ağaçlı bir yola, onu andıran ve hatırlatan her şeye siner.
Teknoloji istediği kadar ilerlesin, insan istediği kadar daralan vaktinden şikâyet etsin, vakti genişletme konusunda, kitabın yerini alabilecek hiçbir şey yoktur.
Bakan körler, işiten sağırlar, konuşan dilsizler, hissiz kalpler, akletmeyen beyinler ve herkesleşen insanlar arasında kendi dilini, içindeki cevheri, hayatın anlamını bulabilmektir görmek. Yol, yordam ve yoldaşını seçebilmektir.