En büyük gücümüz, ilerdeki daha parlak günleri hayal edebilmemiz değil, mutluluğumuzu azaltan tüm başıboş karanlık düşünce ve duyguları -her an için- kolaylıkla kovabilme gücüyle donanmış olmamızdır.
Eğer karşıtı soluk verme olmasaydı, soluk alma değersiz olurdu; parlamak nasıl güneş için doğalsa, gerçekte olduğunuz kişi için de geride bırakmanın aynı derecede doğal, yaşamın nefes alışına katılmayı öğrenmek olduğunu düşünün.
Hayatta yaşayamadığımız ihtimaller için üzülmek yerine, “an”da kalmanın önemini anlatan bir kitap. Hayatımızdan çıktığına üzüldüğümüz insanların, aslında daha iyileriyle karşılaşmamız için birer mucize olduğunu anladım bu kitapla birlikte. Yaşamın mucizeleri için sevinmek yerine yas tutmak niye?