Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Cevabın ‘evet’ ise seni buraya alalım. Hepimiz zaman zaman pişmanlıklar içinde kıvranıyoruz. Keşke böyle yapsaydım, keşke bunu seçseydim ya da keşke bunu yapmasaydım diye kendimizi suçlayıp hayatımızı bedenimize, ruhumuza yük ediyoruz. Ve bazılarımız bu pişmanlıklarla baş etmeyi bırakıp pes ediyor. Tıpkı Nora gibi. Peki “Pişmanlıklarını telafi etme şansın olsaydı, bazı konularda farklı davranır mıydın?” Cevabın ‘evet’ ise doğru yerdesin. Kitap bize bunu düşündürüyor ve Nora bizim yerimize bunu deneyimliyor.
Kahramanımız Nora bazı kayıplar yaşıyor ve yaşamının bir anlamı olmadığını düşünüp pişmanlıklar içinde kaybolarak ölmek istediğine karar veriyor. Hikaye tam da burada başlıyor. Nora ölümle yaşam arasında bir arafta (Gece Yarısı Kütüphanesi ) buluyor kendini. Sonsuz sayıda kitap ve her birinde farklı olasılıkların, seçimlerin ve sonuçların olduğu sınırsız hayat… Her birinde farklı eş, farklı iş, farklı yer ve farklı hayatlar…Tüm bu hayatlar, Nora’nın keşke bunu seçseydim veya böyle yapsaydım nasıl olurdu dediği hayatlar. Kahramanımız şanslı, tüm bu olasılıkları deneyimleyerek olmak istediği yeri seçebiliyor. Peki biz? Biz o kadar şanslı olabilecek miyiz? Ya da belki de asıl şans pişmanlıklarımızı, keşkelerinizi, kayıplarımızı, seçimlerimizi olduğu gibi kabul edip, hayatımızı şartlara göre olması gereken en iyi şekilde yaşamaktır. Bakalım Nora ölümü mü, başka bir hayatı mı yoksa şu anki hayatını kabullenip en iyi şekilde yaşamayı mı seçecek? Okuyalım, görelim.
Bazı yerleri okurken sıkılsam da genel olarak kitabın akıcı bir dili var. Konusu itibariyle sürükleyici bir kitap. Bence okumaya değer.
İyi okumalar..