Şair, geleceği bugüne çeker. Bizden birkaç yüz yıl ilerde yürür. Ülkümüzün, geleceğin yüzüne işlemesini istiyorsak, ki bundan başka kaygı kaygı olmaya değmez ve yaşamak bunun için olursa bir anlamı var demektir; onu, bugünden, şiirin ve edebiyatın, sanatın, kültürün malı yapalım. Çünkü, bugün şiir ve edebiyata giren, yarın hayata girecektir.
Hafıza, ancak tarihin mirasını canlı tutmak için gerekli iken, batı kültürünün deşeleriyle doldu. Üniversiteler bağımsız düşünce ve kendi kültürümüzü araştırma ve kurma merkezleri olacağına, yabancı misafir profesörlerin sürekli konferans ve seminer müesseseleri haline geldi. Ve misafir yerleşti, evin sahibi oldu. Evin sahibi uzun bir yolculuğa çıktı. Acaba ne vakit dönecek dersiniz?!
Batı'ya koşan Afrika'yı, İslam Doğu'ya çağırıyor. Bir gecenin ayak yürüyüşüyle koşan siyah ırkı, İslâm seher aydınlığına çağırıyor. Doğu'da duran Çin'i Batı'ya çekiyor. Bakalım, bütün bir insanlık mezkezde, İslâm'da toplanacak mı?