Önce bu tarafa, sonra şu tarafa doğru yola düştüm, hiç durmadan oradan oraya seyahat edip durdum, ta ki çok büyük olan dünyadan sonunda bezinceye kadar.
Ovalarında bol mahsul alınan, ılık güneşin altında şarkı söyleyen; büyükşehirleri ağızlarında sahte sözcükler, kalpleri altında duydukları ihtirasla kararmış, kadın gibi yaşayan adamlarla dolu bir memleketten diğerine geçerek yoluma devam ettim.