Çiyden ıslanmış, soğuk yoncalarn bacaklarıma çarpması, çatlamış, çıplak ayaklarımın tabanlarını gıdıklaması hoşuma gidiyordu. Hem koşuyor hem de çevremde olup bitenlere göz gezdiriyordum. Güneş dağların arkasından gülümsüyor, su arkının kıyısında biten tek bir ayciçeği başını güneşe doğru çevirmiş, çevresini sımsıkı saran beyaz çiçekli baldıran otlarından önce davranarak, sarı dilcikleriyle sabah güneşinin ışınlarını yakalayıp sepetindeki sık dizili, diri tohumlanna içiriyor. Şurada, arabaların arkın üstünde gide gele açtığa teker izlerinden sular sızmakta. Ya şu bele kadar çıkan, mor çekli, mis kokulu nanelere demeli!