Rol yapmak nasıl bir şeydir bilir misiniz? Kişiliğinizi yirmi dört saat boyunca kasten bölmek? Arkadaşlarınızın yanındayken bile? Dikkatsizlik edip unutmayasınız diye yalnızken bile rol yapmak? Hevesine düşkün biri gibi görünmek? Her şeyi eğlenceli buluyormuş gibi yapmak? Kâle alınmamak? Sizi tanıyan herkesi işe yaramazın teki olduğunuza ikna etmek için her daim bitkin ve gülünç davranmak? Hepsini de hayatınızı güvence altına alabilmek için yaparsınız. Geriye yaşamaya değer pek bir şey kalmasa bile...
Yaşamı boyunca pek çok kez fark etmişti Veronika, tanıdığı bir sürü insan başkalarının başına gelen korkunç olaylardan sanki gerçekten üzgünmüş ve yardım etmek istiyormuş gibi söz ederlerdi, ama işin gerçeği, başkalarının acılarından zevk aldıklarıydı; çünkü böylece kendilerinin mutlu ve şanslı olduklarına inanabiliyorlardı.
"Nasıl olduğunuzu öğrenmek ister misiniz?"
Veronika, "Nasıl olduğumu zaten biliyorum," dedi.
"Ve gövdemde sizin gördüğünüz değişikliklerle hiç ilgisi yok olanların. Olan her şey ruhumda oluyor."
"Bir kitap bir insanı ne kadar etkiler?" sorusunun cevabını çok net bir şekilde aldığım bir kitaptı. İncelemeyi yazmak için belki biraz geç kaldım ama incir kuşları kitabına dair düşüncelerim hâla sabit. İnsanların yaşadıkları hayatlara daha doğrusu yaşayamadıkları hayatlarına şahit olmak insanı derinden etkiliyor. Kesinlikle okumanız gerektiğini düşündüğüm bir kitaptır. Çünkü bir kadının, kadın olduğunu unuttuğuna şahit olmak ne kadar acı da olsa kadın erkek farketmeksizin tüm insanlara ayrı bir ders veriyor...