"insan neden kendi kendinden nefret eder"
"Korkaklik belki de. Ya da hiç yakanı bırakmayan yanılmak korkusu, başkalarının senden beklediklerini gerçekleştirememek korkusu. Birkaç dakika önce mutluydum, ölüme mahkûm olduğumu unutmuştum Derken hatırladım, çok korktum.".
"deliliğim devam etsin istiyorum; yaşamımı başkalari
nIn istediği gibi değil de kendi hayallerime uygun biçim
de sürdüreyim, fena mı? O dışarıdakiler, Villete'in du
varlarının öte yanındakiler kimler, biliyor musun?"
"Hep aynı kuyunun suyunu içmiş olanlar."
"İyi bildin," dedi Zedka. "Kendilerini normal sani
yorlar, çünkü hepsi hep aynı şeyleri yapıyorlar. Ben de
işte, onların kuyusundan içmiş numarası yapacağım."
....
Naim Efendi, "Sağ olsun;" diyordu, "hemşire kendini hala eski devirlerde zannediyor. Kıyafetler gibi ruhlar da değişti. Büyüklere eski itaat, eski hürmet nerede, kimde var? Bizim gördüğümüz terbiyedeki insanlarla şimdi alay ediyorlar. Belki hakları da var, her eski şey biraz acayiptir, Çocuklarımızın çocuklarını kendimize uydurmaya çabalamak ne bey hude! Onlar, her seyden evvel, zamanın icabatına uymaya mecburdurlar.