Sonuçta, kalıcı meskenini hiç bulamamıştı. Kendini nerede bulduysa oraya uyum sağlamış, işte ve eğlencede üstüne düşeni yapması, hakkı olan saygıyı görmek için savaşma isteği ve yeteneği sayesinde, her zaman ve her yerde gözde bir birey olmuştu. Ama asla kök salmamıştı. Her zaman bir huzursuzluk duygusuyla rahatsız olmuş, hep uzaklardaki bir şeyin çağrısını duymuş ve kitapları, sanatı ve aşkı buluncaya dek hayatı boyunca onu arayarak dolaşmıştı.