Ebru Yıldız

Özlenmeye hak kazanacak denli mutlu etmiş lütuftan geriye kalan
Geçmişe özlem duymak, asla dolmayacak boşlukların, kovuklarını belli etmek ister gibi zonklamasına neden olsa da, bir yanıyla bana hep iyi gelirdi. Vaktiyle var olmuş bir yokun nazikçe kendini anımsatmasıydı neticede bu sızı. Özlenmeye hak kazanacak denli mutlu etmiş bir lütuftan geriye kalana, sızı bile olsa, teselli diye bakardım.
Sayfa 146·Kitabı okuyor
Reklam
Düşüncelerini asla değiştirmemekle övünen biri hep aynı doğrultuda ilerlemeyi üstlenen, yanılmazlığa inanan bir ahmaktır.
Sayfa 107·Kitabı okudu
Onun bugüne kadar ki varlığı, benim kendi varlığımı doğruluyordu.
Ölümden bahsederken aslında neden söz ederiz ? Aramızdan ayrılan kişiden mi, yoksa kendimizden mi ? Yoksa yokluğun kendisinden mi ? O denli yok ki, her boş anı yokluğuyla dolduruyor. Onun bugüne kadar ki varlığı, benim kendi varlığımı, çocukluğumun varlığını doğruluyordu.
Sayfa 17·Kitabı okudu
Çiçekler aslında ölülerin gizli periskopları değil midir ? Acaba ölüler dünyayı toprağın altında çiçeklerin saplarından mı izlerler ?
Reklam