Sırların ortaya çıkmaya başladığı, olayların bitmek bilmediği bir kitaptı. Okurken yine kendimi kaptırdım ve bitirmeden bırakamadım.Marcus'un Hiddenfield'a taşınması ve Jay ile araları gergin olsa da bu durum benim hoşuma gitti. Bu kitap başta durağan başladı ama sonra açıldı . Kitapta Belle bu kitapta güçlerini kullanmayı öğreniyor. Annabelle artık bir şeylerin farkına varmaya başaldı.Sevdiklerinden gelecek ihanet. Ne kadar inkar etmeye çalışsa da en büyük ihanetin Jay Sullivan dan geleceğininde farkında. Ama koşulsuz şartsız ona aşık.Tüm sırlara tüm yalanlara rağmen. Bir sürü olaylarlar oluyor şimdi söyleyipte spoiler vermeyeyim. Kitabın sonu çok heyecanlı bir yerde bitti hemen 3.kitabı okumaya gittim resmen.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Kitap öyle bir yerde bitti ki 4. Kitabın çıkmasını nasıl bekleyeceğim hiç bilmiyorum. Serinin beni en etkileyen kitabı Avcı oldu. Heyecandan yerimde duramadığım ve soluksuz okuduğum bir kitap oldu. Çaylak kitabının sonunda Dorcha'ların Marcus'u öldürdüğünü düşünürken acıdan ve sinirden kurda dönüşen Anabelle artık hayatının tamamen bittiğini düşünmektedir. Marcus'un öldüğünü sanması ile ne yapacağını şaşırır. Artık gücünü tamamen toplamaya av olmaktan çıkıp avcı olmaya karar verir. Daha en başından karmaşık duygulara kapıldım, Avcı böyleyse son kitap Lider nasıl olur tahmin edemiyorum. Kitap'ın en başından beri düşündüğüm en belirgin şey Belle intikamını alabilecek mi? Jay bu kitapta biraz dengesiz davranışlar sergiledi sanki. Jay Anabella dan hep birşey saklıyor yapma be Jay'im. Ama kitapta Jay'in de karakterinin değiştiğini görüyoruz. Bu kitapta Anabella daha karanlık ve daha acımasızdı. Kitabın sonu yine çok heyecanlı bir yerde bitti. 4.kitabı nasıl bekleyeceğimi bilmiyorum. Bu kitabın her sayfası kaos doluydu resmen. Çok güzeldi. Bu seriyi okumayan varsa gidip okusun bence. Herkese tavsiyemdir.
19 yaşındaki psikoloji öğrencisi kızımız ışıl hayatının bir döneminde yakınlarına karşı yabancı hissetmeye başlıyor. Sevgilisi ve arkadaşlarından uzaklaşıp kendi içine kapanıyor. Bu süreçte duyduğu bir uygulamaya üye oluyor. Bu uygulamada yaralı ve şifacı olan taraflar var burada oflaz'la tanışıyor. Işıl işte şifacı olarak giriyor ama kendiside bir yaralı. Oflaz'ı kendine çok yakın görüyor ve yanına çağrıyor. Oflaz Işıl'ın ne yaşadığını öğreniyor ve hayatına müdahale ediyor. Oflaz'la hayatında bildiği herşeyin yalan olduğunu öğreniyor. Işıl'ın hayatında kimler gerçek kimler yalan oflaz sayesinde öğreniyoruz. İlerleyen bölümlerde oflaz ile ilgili gerçeklerde ortaya çıkıyor okuyup hep birlikte görün.
Kitap gayet akıcıydı. Bazı yerlerde +1 ve -1 bölümleri var çok güzel düşünülmüş. Okurken yer yer duygulanıp yer yer mutlu olduğum kısımlar vardı. Bu kitap hayattan ders çıkartacak cinsten. Günümüz yaşantısından karşılaştığımız bir çok şeyi konu etmiş kitapta. Kitabın sonlarına doğru çok akıcı ilerledi. Okurken konusu bana çok farklı geldi ve sanki yaşanmışlık hissi verdi. Zeynep Sey'in okuduğum en iyi kitabı diyebilirim.
Uzun zamandır okumak istediğim bir seriydi. Beklentim çok yüksekti ve beklentimi karşılayan bir kitap oldu. Dili çok akıcıydı. Okumaya başlayınca nasıl gittiğini anlamıyorsunuz. Konusuna gelecek olursak ana karakterimiz sedef küçük yaşta 30 çocuk ile beraber yetiştirme yurdunda damgalanıyor ve o gece yetimhaneden kaçıyor. O gece damgalanan çocuklara yarasa diyorlar. Sedef yurttan kaçtıktan sonra sokaklarda yaşıyor. Sokakta yaşadığı dönemlerde tatsız olaylar yaşıyor ve ceza evine suçsuz yere giriyor. Ceza evindeyken bir gün damgacının damgaladığı çocukların peşine düşüp onları öldürdüğünü öğreniyor. Yankı yani sedef bir gün ansızın cezaevinden sebepsiz yere çıkıyor ve alaz ile tanışıyor. Yankı'nın deyimiyle (buzdağı) . Yarasaları toplayıp bir tesiste eğitmeye başlıyorlar. Ama sedef durur mu? Durmaz oradan da kaçmaya çalışıyor ama kaçmıyor. Olaylar bundan sonra değişiyor. Karakter olarak zengin bir kitaptı. Aralarından en çok sevdiğim kuzey / yankı oldu. Ana karakter yani sedef'e (yankı) gelirsek laflarını hiç çekinmeden söylemesi çok hoşuma gitti. Bazen acayip komik diyaloglar oluyordu. Gidişat yönünden herşey çok güzeldi. Okumanızı tavsiye ediyorum.
İlk kitabın yorumundan sonra 2.yi hemen okudum. Bu kitapta sedef ölmeyi beklemektense çabalamayı seçiyor. Çabalarken annesinin ve babasının ortaya çıktığını öğreniyor ve olayların içinde kalıyor. Bu Olaylar olurken kendini ajan olurken buluyor. Ve ajanlığının ilk görevini yapıyor. Görevi gereğince okula da gitmek zorunda kalıyor. Herşey yolunda giderken birden damgacı ortaya çıkıyor ve herşey yine alt üst oluyor. Sedef hem arkadaşlarını hemde kendisini korumak zorunda kalıyor. Tesise yeni yarasalar geliyor ve eğitmenler hiç birinide sevmedim. En çok da Fulya'yı. Kitap ilerledikçe damgacının kim olduğu ortaya çıkıyor ve hiç tahmin edemeyeceğiniz biri olacak. Şimdi spoiler vermek istemiyorum . Bu kitapta Alaz'ı nedense sevdim ama sedef'e yaptıklarını doğru bulmadım her ne yüzünden olursa olsun . Sedef zaten bildiğimiz gibi patavatsız aklına ne gelirse söylüyor. Karakterler bakımından çok zengin şimdi hepsini tek tek anlatsam bu yorum bitmez. Okuyup siz kendiniz tanıyın emin olun hepsini tek tek seveceksiniz. Kitabın sonunda çok üzüldüm ya damgacının onları kaçırması yaşanan olaylar ağlayarak okudum. Sonunda da çok üzüldüm.