Her türlü önyargı sizin düşünen zihinle özdeşleştiğinizi gösterir. Bu artık o insanı görmediğiniz, sadece o insanla ilgili kendi kavramınızı gördüğünüz anlamına gelir. Bir başka insanın canlılığını bir kavrama indirgemek acımasız bir şiddet biçimidir.
Cahil birinin sonradan zihninde sürekli tekrar etmesi olası, istenmeyen bir çağrışım yapmaması için kutsal şeylerle ilgili konuşurken özen gösteriyorlar. Büyük Yahudi üstadın kuralına riayet etmek gerekir: "Kutsal olanı köpeklere atmayın incileri domuzlara saçmayın..."
İyi ve faydalı düşünceleri kabul edip kötüleri red ettikçe az bir zamanda şu sonuca ulaşacaksınız: İyi düşünceler gittikçe daha çok zihninize akarken kötüler gitgide azalacak. Zihninizi iyi ve faydalı düşüncelerle doldurmanın etkisi olarak etraftaki benzer düşünceleri mıknatıs gibi kendinize çekeceksiniz.
Yaşamla ölüm arasında -arafta- bir kütüphane...
Kitabımızın konusu hayatı pişmanlıklar la dolu olan bir kadın Nora Seed artık hayatına devam etmek istemiyor ve intihar ediyor. Ölmeyi beklerken kendini gece yarısı kütüphanesi diye bir yerde buluyor. Garip olan şu ki kütüphane tahmin edebileceğimiz gibi milyonlarca kitap dolu fakat bu kitaplarda Nora'nın yaptığı seçimlerin sonucunda yaşadığı hayatları anlatıyor.
Konusu çok ilgimi çeken bu kitap bana oldukça heyecan verdi ve çok güzel dersler çıkarmamı sağladı. Sadece bir yerde Nora'nın yeni bir hayat deneyimlesinden tam sıkılıyordum ki orada farklı bir duruma evrildi. Devam etseydi çok sıkılabilirdim. Okurken aklıma sürekli Oblomov geldi. Neyse ki devamı onun gibi olmadı. Hoş bir kitap tavsiye ederim.