Jung bundan sonra benim abimdir arkadaşlar. Şaka bir yana kendisi simya, astroloji, parapsikoloji, mitoloji, felsefe, dinler tarihi, kabala, fizik ile ilgilenmiş. Hayata aynı yerden bakmaya çalıştığımı hissediyorum. Daha önce rüyalar ve dört arketip kitabını da okumuştum. Üzerinden çok zaman geçmişti. Şimdi yeniden hatırladım. Kitapta en sevdiğim iki alıntı şuydu:
"Ruhun zenginliğini kaybeden insan dış dünyaya kapılırdı, dış dünyanın arzu ve korku sarmalında kırbaçlanarak hayatını tüketir ve budalaya dönüşürdü. Ruhunu beslemeyen içindeki karanlığı beslerdi. Yani şeytanını..."
"Ben başıma gelen şeylerin toplamı değilim, ben olmayı seçtiğim şeyim"
Kitapta Jung'un hayat serüveninden söz etmiş. Çok derinlemesine dalmamış. Ama zaten destek yayınlarının felsefe seti daha çok tanıtmak ve araştırmaya teşfik etmek amaçlı oluşturulmuş bir seri ve bunu başarıyla yapıyor.
Herkesin kendi bilinçdışından işe yarar bir şeyler bulup çıkarabilir miyim sorusunu kendisine sorması gerekir. İnsanı bireysel tamlığa ulaştıracak dönüşümün kapısı burada gizlidir. Bu bir banka hesabını şişirmekten ya da dış dünyanın gelip geçiciliğinde sahte şeylere tutunmaktan çok daha değerlidir.
Ruhun zenginliğini kaybeden insan dış dünyaya kapılırdı, dış dünyanın arzu ve korku sarmalında kırbaçlanarak hayatını tüketir ve budalaya dönüşürdü. Ruhunu beslemeyen içindeki karanlığı beslerdi. Yani şeytanını...