Alemin yüce ruhundan südur etmiş olan ruhların bu muazzam evrende nasıl büyük bir huşu içinde var olduklarını bir bilsen... Bunlar kürelerden kürelere düşmekte ve sonsuzluğun derinliklerinde unutulmuş vatanın hasretiyle yanıp tutuşmaktadır.
Ey Diyonizos, bunlar senin göz yaşlarındır, Ey Yüce Ruh, evlatlarını ışıklı sinene tekrar kabul et!
Mesnevi'de İdris Peygamberin bir enkarnasyonunda 8 yıl Satürn'de (Zuhal) öğrenim görüp inisiye olduğu, Dünya'ya döndüğünde de astrolojiyi ve astronomiyi uygulayıp öğrettiği şu dizelerle anlatılmaktadır:
İdris yıldızların cinsindendi. Onun için sekiz yıl Zuhal'de kaldı. Zuhal Doğular'da da onun dostu oldu, Batılar'da da. Her halde onunla konuştu, onun sırlarına mahrem oldu.
Kaybolduktan sonra tekrar Dünya'ya gelince, yeryüzünde yıldızlar bilimine dair ders verdi.
İkigai: Sabah yataktan kalkmak için sebep, yaşam amacı demekmiş.
Japonların hayat kültürünün temelinde bu felsefe yatarmış. Sumo güreşi, çay demleme sanatı, seramik, kimonolar, sebze meyve yetiştiriciliği… bu felsefe sayesinde Japonya kocaman bir hobi ülkesi haline dönüşmüş. Örneğin meyve yetiştiriciliği; İkigai’si meyve yetiştirmek olan insanlar kusursuz meyve üretmek için çabalarmış. Orada 800-900 dolar gibi yüksek fiyatlarda bir çilek bulabilirmişsiniz. Ve bu çok normalmiş. O çilek kusursuzluğu doğrultusunda fiyatlandırılıyo fakat yetiştiren kişi bunu fiyatı için yapmıyormuş. Meyve yetiştirmek onun sabah yataktan kalkma nedeni olurmuş. Bir başka örnek de Mangalardan verelim. Japonyada manga/anime üreten insanlar için senede birkaç defa Comiket sergisi kurulurmuş ve manga çizimleri yapan kişiler gidip burada küçük tezgahlarda çizimlerini sergilerler, oluşturdukları karakterlerin kostümlerini giyerler, kendi sergilerinin en ince detayına kadar ilgilenirlermiş. İkigai felsefesi dini inanışlarına da yansımış. Şinto dinine 800 tanrılı din de diyorlarmış. Bu elbette metaforik bir anlatım. Doğanın, insanların, hayvanların, eşyaların hepsinin tanrı olduğuna inanırlarmış (yani kutsallığına) ve büyük saygı duyarlarmış. Diyor ki eşyaların kutsallığına inanan bir kişi ile bunu inanmayan kişinin davranışları bir olur mu? Çok mantıklı. Havaalanında kalkan uçağın önünde eğilip selam veren havaalanı görevlilerini görmek hiç de şaşılacak bir durum değildir Japonlar için. Bunun gibi o kadar farklı ikigai örnekleri var ki. Çok ilginç. Japon kültürünü yakından tanımak isteyenler mutlaka okusun. Sevgiler…