Bu kitabı okuduğum için çok mutluyum. Bir arkadaşımız "bilinç sıçraması yaşattı" yazmıştı kitap hakkında. Ne demek istediğini anladım. Mikro düzeyde olan farkındalığımız ve bakış açımızla değerlendirmekte zorlandığımız, sıkışmışlık hissi yaşadığımız olaylara makro bakış açısıyla nasıl bakmak gerektiğini öğrendim. Kitabı yeni okuduğumdandır belki, sanki şu an her şeyi koşulsuz kabul edebileceğimi ve koşulsuz seveceğimi hissediyorum. (Başına gelen ilk olumsuzlukta yoldan çıkmıştır... :))
Başarı ve başarısızlık konusunda kitapta geçen bakış açısı beni oldukça etkiledi. Her yerde başarısızlıkta bir başarıdır diye söylenir elbette ancak bunun farkındalığını tüm hücrelerimde hiç bu kadar hissedememiştim. Benim kitaptan edindiğim en büyük kazanç bu oldu.
ELEŞTİRİ
Okuduğum her bir cümle bana farklı bir pencere açtı. Farklı bir bakış açısı kazandım. Bazı katılmadığım noktalar vardı. Onlara da değinmek isterim. Şunu belirtmeliyim ki katılmadığım bu noktalar kişisel araştırmalarım ve inancımdan dolayıdır. Başka bir nedeni yok.
Reenkarnasyon konusu (eğer bu kitapla yolun kesişmişse elbette duymuşsundur.) günümüzde çok tartışılan bir konu. Enkarnasyon yaşadığımızı düşünen topluluk da (kitapta da geniş yer bulmuş burdan da bilgi edinebilirsin) oldukça ikna edici bir savunma ortaya koyuyor. Regresyon ile insanların geçmiş yaşamlarını hatırladığı birçok örnek de okumuştum fakat ben atalardan gelen aktarım savunucusuyum. Yani atalarımızın eylemleri ve duygularının meydana getirdiği kimyasal reaksiyonların DNA ile çocuklara aktarıldığını regresyon çalışmalarında da ataların yaşantılarına göz atıldığını, gözlemci kişinin DNA' sında da bu kodlar oldugundan dolayı o yaşantıları kendisininmiş gibi algıladığını düşünüyorum.
"Makro dünyada din yok. Din insanları ayrıştırıyor." Din mikro
En sonunda acı beni "bu benim hatam değil" kısır döngüsünü kırmaya zorlayacak. O zaman başarısızlığımı kabul edebilir, onu bağışlayabilir, ondan ders alabilir ve onu aşabilirim. Bu uzun bir savaş oldu, ama zafer mutlaka gelecek.
İlk başta gerçekten sahip olmadığınız bir şeyi, yani ayrı benliğinizi kaybedemeyeceğinizi öğrendim. Ayrı benliğiniz seçimle yaratılmış bir illüzyon olduğundan, siz ayrı bir benliğe sahip olmayı istediğinizi veya ona ihtiyaç duyduğunuzu düşündüğünüz her seferinde o orada olacaktı. Onun kaybedilmesi veya sizden alınması mümkün değildi.