Her yer ve her şey kapalı; kapılar, panjurlar, suratlar hep kapalı.
Ben de insanın yanında birinin olmasının verdiği o duyguya elveda diyerek kendimi kanala atıyorum.
İnsan görmek istiyorum, dışarı çıkıyorum.
Canım kahve istiyor, üstünde şekersiz espresso yazan düğmeye basıyorum, makineye bozuk para atıyorum, kahvenin küçük karton bardağa akışını izliyorum, kahvemi içiyorum, gitmeden önce Bayan Kahve Makinesi'ne teşekkür ediyor, hoşça kalın diyorum.
Para çekiyorum, evet tutar doğru diyorum, bankamatiğe iyi günler diliyorum, o benim için hiçbir şey dilemiyor.
Benzincideki otomatik pompadan benzin alıyorum, üstünde süper yazan düğmeye basıyorum. Kartla ödüyorum. Bahşiş bırakmıyorum.
intiharlara neden olmuş o şarkısını…
"Kasvetli Pazar... kollarım çiçeklerle dolu
Odamıza girdim yorgun düşmüş kalbimle
Gelmeyeceğini biliyordum cünkü
Sevgi ve acıyla dolu şarkılar mırıldandım.
Tek başındaydım ve ağladım sessizce
Fırtınanın uğultuları kulaklarımda çınlarken..
Kasvetli Pazar
Biliyorum çok acı çektiğim bir pazar günü öleceğim
İşte sen o zaman geleceksin, bense çoktan gitmiş olacağım.."
Yalnızlığın ağırlığı ne kadardır?
Tahmin etmek zor.
Suyun özgül ağırlığı 1.
Altının özgül ağırlığı 19,6.
Üstünde altın olan insan onun ağırlığını hisseder, ama fazla miktarda altını olan kişinin bu konuda yardımcı olmaya hevesli çok sayıda arkadaşı da olur.
Yalnızlık ise daha da ağırdır, üstelik insan bu yükü tek başına
taşımak zorundadır.