SPOİLERRR İÇERİR!
Kumral Ada Mavi Tuna yazarın okuduğum ilk kitabıydı.Konusundan kısaca bahsedecek olursak Tuna adlı ana karakterin bi salı sabahı kalkıp hayattaki en sevdiği kadının cinayet işlediği haberini görmesi ve ülkede iç savaşın çıktığını öğrenmesiyle başlıyor.Kitapta bu olayla başlıyor devamında da iç savaş çıktıktan sonraki olaylar aktarılıyor.Bunun yanısıra bir de kitabın adından anlaşılacağı üzere bir de Ada adlı kadın karakterimiz var bi yandan şimdiki zamandan bahsedilirken bi yandan da Ada ve Tuna'nın çocukluğundan anlatılmaya başlanıyor olaylar.Şimdiki zamandan bahsedilirken Tuna'yı askere çağırdıkları zaman ülkede iç savaş çıktığına başlarda inanmaması karabasan gördüğünü düşünmesi başlarda normal gelse yaşanan üst üste olaylardan sonra her fırsatta bunu dile getirmesi bi süre sonra abartı geldi bana.Kitabın şimdi ve geçmiş olaylar olarak ele aldığımızda geçmişi okumaktan daha çok zevk aldığımı söyleyebilirim.Kuzguncuk çok güzel betimlenmişti.Aras,Ada ve Tuna'nın çocukluk anıları çok güzeldi.Malum kazadan sonra Aras'ın ölümü beni baya baya etkiledi,çok üzüldüm ve ağladım.Ama kitabın gidişatına bakıldığında da bu karakterin vefatı çok mantıksız gelmiyor zaten belli başlı olaylar bu ölüm üstüne işleniyor.Aras idealleri,gururlu oluşu,çalışkanlığı,azmiyle benim sevdiğim bi karakter oldu.Zaten kitaba göre Ada da bu özelliklerden etkileniyor ve baya uzun süre sevgili oluyorlar hatta aralarındaki ilişkiyi gerek ailesi gerek mahalle biliyor.Tuna da Ada'ya aşık Ada'ya hayran biraz saplantılı bi karakter fikrimce.Tuna'nın karabasan olayında diretmesi gibi ara ara gelen Ada takıntısı da beni zaman zaman baydı diyebilirim.Ama benim sinirimi bozan daha önemli şey Ada'nın çocukluğundan beri abla şefkati ya da daha farklı bi bağ ile bağlı olup Aras'ın ölümünden