Düşünce -kendisine hak ettiğinden daha onurlu bir isim verilirse- oltasını akarsuyun içine sallandırmıştı. Her geçen dakika, oltanın ucuna bir fikir yığını takılana dek yansımaların ve oltaların arasında bir oraya bir buraya -o küçük çekiştirme hissini bilirsiniz- savruluyor, suyun onu kaldırıp batırmasına izin veriyordu.