Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Herkese tekrardan merhabalar. Yeni bir dünya ile karşınızdayım. Lafı fazla uzatmadan incelememize başlıyorum.
Her zaman olduğu gibi yine kitabın konusu ile başlamak istiyorum. Kitabın bize sunduğu dünyada büyü yeteneğine sahip insanlar var. Geçmişte bu büyücülerin yaptıklarından korkan insanlar büyüyü yasaklar. Ancak bu yasak büyüyü engellemeye yetmiyor. Büyücülerin büyü yeteneklerini kullanarak suyu, parıltı denilen ve kafaları bir hayli güzelleştiren içeceğe çevirebiliyorlar. Ve bunu sattıkları yerler var. Tabii bu yerler öyle göz önünde değil. Aynı ilk bakışta kahvehane gibi görülen bir yerin aslında kumarhane olması gibi düşünün. Ha bir de unutmadan söyleyeyim büyü ile hazırlanan parıltı sadece bir gün dayanabiliyor.
Tabii her büyücü böyle karaborsadan iş çevirmek zorunda değil. Kimisi yeteneğini saklıyor, kimisi büyüsünü faydalı işlerde kullanabiliyor. Ayrıca büyü yeteneğinin kimlere aktarılacağını kesin bir dille söyleyemiyoruz. Büyü yeteneğine sahip bir insanın belki çocuğunda, belki torununda belki de yeğeninde büyü ortaya çıkabilir. İşte burada karşımıza karakterlerimiz Joan Kendrick ve Alex Danfrey çıkıyor. Joan, Jed amcası, küçük kardeşi Ruby ve kuzeni Ben ile beraber yaşıyor. Jed amca bir büyücü ve onun mayaladığı parıltılarla işlettikleri bir parıltı salonları var. Fakat Jed, kendi parıltısına kendisini o kadar kaptırır ki borçlarla uğraşacak kadar kafası yerinde değildir. İşte burada da devreye Harrison Gunn giriyor. Kendisine 7 büyücü arayan bu adamın neler planladığını söyleyemem, merak edenler kitaba buyursunlar.
Diğer ana karakterimiz Alex Danfrey ise büyücüleri ortadan kaldırmayı amaç edinmiş Federaller'e katılmaya çalışan, babası yasa dışı işlerle uğraştığı gerekçesiyle tutuklanmış bir oğlan. Karakterlerimizin yollarının kesişmesiyle beraber
Yasak BüyüLee Kelly · Yabancı Yayınevi · 2018253 okunma
#evdekalTR
Merhabalar :) Gündemimizin COVID-19 olduğu bu günlerde herkese sağlıklı günler diliyorum.
Evde kalmamız gereken şu günlerde oldukça boş zamanımız var aslında ve bu zamanları yararlı bir şekilde geçirmemizi sağlayacak daha doğrusu bizi bu karmaşadan bir nebze olsun uzaklaştıracak yegane şeylerden birisi de kitap. Ne okusam ne okusam diye düşünenlere biraz yardımcı olmak için ve aynı zamanda Ölüm Çemberi hakkında söylemek istediğim birkaç cümle olduğu için şu an bu incelemeyi okuyorsunuz. Dilerseniz başlayalım.
Öncelikle goodreads uygulamasından kitabı aradığımda aslında bir seriyle karşı karşıya olduğumu fark ettim. John Verdon'ın kitaplarını okuduysanız eğer onun gibi. John Verdon okumayanlar içinse şöyle açıklayayım; ana karakterimizin aynı olduğu ama kitapların genel olarak birbirinden bağımsız olduğu bir seri. Tabii karakterimizi daha iyi tanımak için kitapları sırasıyla okumak önemli. İşte bu kitap, serinin ikinci kitabı. İlk kitabı olan ''Ölülerle Konuşmak'' İthaki yayınevi tarafından basılmış, bilginize. Ama ben ilk kitabını okumadım.
Konusundan biraz bahsedecek olursak size şu kadarını söyleyeyim kitabın arka kapağında yazanlara çok aldırış etmeyin. Evet, bahsedildiği gibi canice diyebileceğimiz cinayetler var ama daha sonrasında bahsedilen dağ evi kısmı kesinlikle kitabın anahtar olayı değil. Dağ evinin öncesinde ve sonrasında daha birçok olay var. Ayrıca karakterimiz Fiona yaklaşık iki buçuk yaşındayken kendisine sonradan aile olan ve aleyhindeki bütün suçlamaları düşürmeyi başarmış bir adamın arabasında bulunur. Fiona'nın o arabaya nasıl, nereden geldiği ve kim tarafından bırakıldığı bilinmemekte karakterimizin o iki buçuk yılı tam bir gizem içindedir. Polisin yakalayıp hapse tıkmayı çok istediği bu adamın arabasında bulduğu küçük kız,
Ölüm ÇemberiHarry Bingham · Yabancı Yayınları · 201864 okunma