Efendiler, bilirsiniz ki hayat demek, uğraşma, kavga denektir.Hayatta başarı kazanmak, kesinlikle mücadelede başarı kazanmaya bağlıdır.Bu da, manevi ve maddi güce dayanan bir şeydir.
Yabancı kuvvetlerle birleşen Ermeniler, top ve ağır makineli tüfeklerle Maraş gibi eski bir Müslüman kentini yerle bir etmişlerdi.Binlerce güçsüz ve günahsız ana ve çocukları tepeleyip yok etmişlerdi.Tarihte bir benzeri görülmemiş olan bu yırtıcılığı yapanlar Ermenilerdi. Müslümanlar ancak namuslarını ve yaşamlarını korumak kaygısıyla karşı koymuşlar ve savunmada bulunmuşlardı.Yirmi gün süren Maraş katliamında Müslümanlarla birlikte kentte kalan Amerikalıların, bu olay üzerine İstanbul’daki temsilciliklerine çektikleri telgraf, bu acıklı olayı yaratanları, yalanlanamayacak bir biçimde göstermekte idi.
Kuşku duyulmamalıdır ki Ermeni katliamı üzerine söylenen sözler gerçeğe uygun değildi.Tam tersine, güney bölgelerinde yabancı kuvvetlerce silahlandırılan Ermeniler, arkalarındaki destekten güç alarak bulundukları yerlerdeki Müslümanlara saldırmaktaydılar.Öç alma düşüncesiyle her yerde acımaksızın öldürme ve yok etme yolunu tutmakta idiler.Maraştaki o acılı olay, bu yüzden meydana gelmişti.
Ne zamana kadar bu saklambaç oyununa devam edeceksiniz? Sürekli vatanseverlikten, millet sevgisinden uygarlığa hizmet etmekten bahsediyorsunuz. Ama millet için, vatan için, insanlık için ne yapıyorsunuz?