Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Düşünceliyken insan yalnızlığı sevdiğinden
Ben bile yorgun benliğime fazla geldiğimden
Onunkine değil, kendi gönlüme uydum,
Benden kaçandan kaçtım seve seve.
Sayfa 9 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
(NEWTON) "Beni dünya nasıl görecek, bunu bilemem. Fakat ben kendimi, kocaman bir gerçekler okyanusu önümde keşfedilmemiş dururken, kıyıda kendini oyalayan ve kâh daha yumuşak bir taş, kâh daha güzel bir deniz kabuğu bulan bir çocuk gibi görüyorum."
(KEPLER) Kendinin hazırladığı mezar taşına şöyle yazmıştı: "Gökleri ölçtüm biçtim, şimdi gölgelerin boyunu ölçüyorum. Zihnim göklere yönelikti, vücudum toprağa."
Kepler "Sesler Senfonisi" içinde her gezegenin hızının, Latince müzik notalarından birine benzer ses çıkardığı kanısındaydı. Küreler Senfonisi’nde yerküremizin çıkardığı nota seslerinin FA-Mİ olduğuna inanırdı. Kepler’in kanısınca, Latince "famine" sözcüğü "açlık" anlamına geldiğinden, dünyamızdan çıkan nota seslerinin sürekli FA-Mİ olması akla yakındı. Gerçekten de üzerinde yaşadığımız yerkürenin, o tek acı kelimede, açlık sözcüğünde ifadesini bulduğunu söylemek.. mantıksızlık olmasa gerek!