Luzia sıklıkla teyzesinin güzelliğinden azıcık kendisinde de olmasını diliyordu ama Hualit dilini şaklatıp, "Sende güzelliği taşıyacak bilgelik yok, Luzia. Bozuk para gibi harcardın olsaydı." derdi.
Binbir Gece Polisiyeleri, birçok hikayenin birleşiminden oluşan bir kitaptı. Yayınevi iki cildi tek bir kitapta birleştirmeyi tercih ettiği için kitabı elinize aldığınızda doya doya polisiye okuyacağınızı düşünüyorsunuz ama hikayelerin çok azı aslında polisiyeydi.
Kitabı genel olarak beğensem de bazı yerlerde "Ne diyor şimdi bu?" derken buldum kendimi açıkçası. Kimisi daha fazla anlam aramam gerekiyormuş gibiydi, kimisi ise göründüğünden çok daha anlamsız. Bazıları su gibi akıp giderken bazıları çok fazla ilgimi çekemediği için bitirmesi daha uzun sürdü mesela. Bazılarında daha zeki olmam gerekiyormuş gibi hissederken bazılarında da susayım diye elime şeker verilmiş gibi hissettim.
Kısacası, Binbir Gece Polisiyeleri de aynı okuduğum diğer hikaye kitapları gibi oldukça ortalama bir hikaye kitabıydı benim için.
Bu arada yazarın "İntihar Kulübü" isimli kitabını daha önce okuduysanız eğer bu kitabın ilk 100 sayfasını da çoktan okumuşsunuz demektir. Ben de hatırlamak için biraz göz attıktan hemen sonra diğer öykülere geçtim ve belirtmek isterim ki bu kitaptaki en iyi hikaye kesinlikle İntihar Kulübü'ydü bence.