Benim İçin Siyah // #kitapyorumu
7/10
·160 syf.··
2026 16. kitabı
Arada bir böyle hap acılar okumak hoş oluyor kfjdjsksks. Özellikle benim gibi mazoşistseniz. Yine bir kadın ve yine bir aşkın sebep olduğu acılar silsilesi. Kadın düşüncelerini güzel dile getirmiş, kendini iyi ifade etmiş gerçekten de yani içindeki alıntıların çoğu çok iyi olmasaydı bu puanı vermezdim sanırım. Çünkü hep aynı şeyleri okuyoruz. Tamam acı çektin, aşkı da yaşadın ve pişman oldun da bunları sadece alıntı şeklinde ve bir kitap kadar çok yazınca samimiyeti çok kalıcı olmuyor bence. Bir kurgunun içine tüm bu düşünceleri koysa işte o zaman tadından yenmez. Ama bu şekilde kitaplar artık kavak tadı vermeye başladı yiğidim. Metaforun da bir sınırı var b*ku çıkmasın ama dimi dkjdksksla. İşte böyle böyle değerlerimiz çabuk tüketildiğinde değersizleşiyor ve her seferinde estetik kaygı yüzünden daha üstüne ulaşılmaya çalışıldıkça modern edebiyatı da kamçılamış oluyorlar, yumruk indiriyorlar. Hiçbir şey sınırsız değildir evrende. Her şey bir noktada tıkanır illa ki ve o noktadan sonrası irite edici olur.
Benim İçin SiyahEcem Cingöz · Pagoda Yayıncılık · 20176 okunma
Puan vermedi·494 syf.··
2026 30. kitabı
Ecem ile Cem’in hikâyesi, yıllar önce kalbin bir köşesinde sessizce başlayan bir duygunun zamanla nasıl büyüyebileceğini gösteren bir anlatı. Ecem henüz çok gençken Cem’i gördüğü anda hayatında özel bir yeri olacağını hisseder. Ancak o zamanlar Cem için Ecem yalnızca çocuk sayılabilecek yaşta bir genç kızdır. Aralarındaki yaş farkı ve aile bağlarının getirdiği karmaşık yakınlık, bu duygunun o yıllarda karşılık bulmasına izin vermez. Zaman ilerledikçe hayat ikisini de farklı yönlere savurur. Ecem kendi yolunu çizmeye çalışırken şehirler ve yıllar aralarına mesafe koyar. Hayatına yeni insanlar girer, yeni başlangıçlar yapar.Tam her şeyin sakinleştiğini düşündüğü bir dönemde yaşadığı büyük bir hayal kırıklığı ise onun kalbinde yeni yaralar açar. Güvendiği bir ilişkinin beklenmedik bir şekilde son bulması Ecem’i yeniden kendi içine döndürür. Tam da bu kırılma noktasında yolları Cem’le yeniden kesişir. Fakat artık ikisi de yıllar önceki insanlar değildir. Cem’in güçlü ve sert duruşunun ardında farklı bir dünya vardır Ecem ise geçmişteki saf duygularının yerine daha temkinli ve mesafeli bir tavır koymayı öğrenmiştir. Yine de aralarındaki o eski bağ tamamen kaybolmuş değildir. Hikâye ilerledikçe yalnızca iki insanın karşılaşmasını değil, aynı zamanda geçmişle hesaplaşmayı da anlatır. Aile ilişkilerinin yarattığı yük, kırgınlıklar ve güven meselesi bu ilişkinin etrafında dolaşan önemli unsurlar hâline gelir. Ecem’in yaşadıkları onu daha dirençli birine dönüştürürken, Cem’in katı kurallarla kurduğu dünyası da Ecem’in varlığıyla sarsılmaya başlar. Böylece ortaya yalnızca bir aşk hikâyesi değil gururun, kırgınlıkların ve geçmişten kalan duyguların iç içe geçtiği bir yolculuk çıkar. Ecem ve Cem’in hikâyesi, bazen ne kadar uzaklaşılsa da bazı bağların tamamen kopmadığını ve
Deli FişekMüjde Aklanoğlu · Hasrem Yayınları · 202410 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Puan vermedi
𝕭𝖎𝖗, İ𝖐𝖎 𝖛𝖊 Üç 𝕭𝖚𝖑𝖉𝖚𝖒 𝕾𝖊𝖓𝖎 Merhabalar Nasılsınız? Beni derinden etkileyen bir kitap ile geldim. Bazen bir kitabı eline alırsın ve daha ilk sayfalarda bunun hafif bir hikâye olmayacağını hissedersin Bir, İki ve Üç Buldum Seni tam olarak böyle bir kitap. Okurken sadece bir olay örgüsünü değil, bir zihnin içindeki karmaşayı, kırılmayı ve o kırılmanın insanda bıraktığı derin izleri takip ediyorsun. “Öyle bir çağda büyümüştük ki nefretlerini ve kinlerini saklayan insanlar şimdi onların vücut bulmuş haliydi. Adaletsizliği uygulayan ile susan insan aynı suçu işliyordu, karşı çıkması bile en büyük yenilgi oluyordu. Zaten insanlığın ilk yenilgisini de susarak başlıyordu.” Hikâye, çocuk yaşta annesinin öldürülmesine tanık olan Berfu’nun hayatına odaklanıyor. Bu tek bir an, onun tüm hayatını ikiye bölen bir kırılma noktası hâline geliyor. Zaman geçse de o anın ağırlığı azalmıyor aksine içinde büyüyen bir boşluk, bir öfke ve hesaplaşma isteğiyle şekilleniyor. Bu yüzden Berfu’nun yolu bir ruh ve sinir hastalıkları hastanesine düşüyor. Ama burası onun için sadece bir tedavi alanı değil; aynı zamanda geçmişiyle yüzleştiği, zihninin karanlık taraflarıyla baş başa kaldığı bir yer. Kitap ilerledikçe Berfu’nun yaşadıklarının sadece dış dünyayla ilgili olmadığını fark ediyorsun. Asıl savaş, onun kendi içinde. Hatırlamak ile unutmak arasında, affetmek ile intikam almak arasında gidip gelen bir ruh hâli. Okur olarak bazen onunla empati kuruyorsun, bazen de onun karanlığının içinde kaybolmuş gibi hissediyorsun. Yazar burada insan psikolojisinin ne kadar kırılgan ve aynı zamanda ne kadar karmaşık olabileceğini oldukça çarpıcı bir şekilde hissettiriyor. Tam bu noktada Buğra karakteri hikâyeye dahil oluyor. Ama o, klasik bir kurtarıcı ya da net bir şekilde tanımlanabilecek biri değil.
Bir İki ve Üç Buldum SeniEcem Nur Demir · Hasrem Yayınları · 202511 okunma
9/10
·400 syf.··
2026 20. kitabı
"Merhaba arkadaşlar Bugün kalbinize dokunacak ama bir o kadar da intikam ateşiyle kavrulan bir hikaye ile geldim. Berfu’nun çocuk yaşta kırılan kanatlarını ve Buğra’nın gizemli dünyasını anlatan 'Bir İki Üç Buldum Seni' kitabından bahsedeceğim. Berfu… Hayata daha küçücük bir çocukken, en ağır travmayla, annesinin babası tarafından gözlerinin önünde öldürülmesiyle kırılmış bir ruh. Üstelik annesi o sırada hamileyken… Bu acı, Berfu’yu babasına karşı bitmek bilmeyen bir nefret ve intikam ateşiyle büyütmüş. Derken karşısına gizemli bir karakter olan Buğra çıkıyor. Buğra ve arkadaşları Berfu’ya yardım etmek istediklerini söyleseler de, Berfu hayatı boyunca kimseye güvenmemeyi öğrenmiş, etrafına aşılmaz duvarlar örmüş bir kadın. Zamanla o duvarlar esnemeye, Berfu zor da olsa Buğra’ya güvenmeye başlıyor. Ancak Buğra’nın sakladığı sırlar ve o derin sessizliği, Berfu’nun güven duygusunu bir kez daha yerle bir ediyor. Berfu’nun hislerini okurken geçmişin insana nasıl huzur vermediğini iliklerime kadar hissettim. Geçmiş ne huzur bırakıyor ne de insanın güvenle yoluna devam etmesine izin veriyor… Berfu’nun kırgınlıkları gerçekten insanın içine işliyor. Bu çifti çok sevmiştim; keşke ilişkilerini daha uzun okuma şansımız olsaydı. Severken uzak durmak çok zor olsa da bir kez daha anlıyoruz ki; güven, sevgiden çok daha ağır basan bir duygu. Tabii ki kurgu sadece duygulardan ibaret değil. Arka planda gizli bir yapılanma, bitmek bilmeyen bir merak duygusu var. Temponun yükseldiği, aksiyonun ve gerilimin doruğa çıktığı o sırlar, babasıyla yüzleşme sahneleri ve ters köşelerle dolu dolu bir kurguydu. Ben çok sevdim, kesinlikle tavsiye ederim. Sizce birini sevmek, ona güvenmek için yeterli mi? Yoksa güven sarsıldıysa sevgi her şeyi iyileştirir mi? Yorumlarda buluşalım! Hasrem Yayınları
Bir İki ve Üç Buldum SeniEcem Nur Demir · Hasrem Yayınları · 202511 okunma
8/10
·342 syf.··
Beğendi
·
2026 53. kitabı
DUYULMAYAN SÖZLER 𝙶𝙴𝙽𝙲̧𝙻𝙸̇𝙺 𝚁𝚄̈𝚈𝙰𝙻𝙰𝚁𝙸 Herkese Merhabalar... Bugün sizlere adından da anlaşıldığı üzere bir gençlik kitabı ile geldim. Hey gidi günler hey de demedim değil. Tabi benim böyle yeteneklerim yoktu ehh sesim de yok Ama ne varsa da gençlikte var dedim. Herkese ve her yaşa hitap eden, gençlik rüzgarlarının estiği bir kitap. Bir oturuşta okunacak , izler bırakacak bir okuma. Arkadaşlık, aile ve yetenekler hepsinin iç içe geçtiği duygusal bir hikâye. Muğla'ya doğru bir yolculuğa ne dersiniz? Ecem annesi ile gelip Muğla'da yaşar. Pek buraları sevmez ama annesinin memleketidir. Babasını hiç tanımayan ve bilmeyen Ecem ise zamanla ki bu son sayfalarda onu da öğrenecektir Onu orada sıkıcı hayattan koparan tek şey ise çocukluk arkadaşı, sırdaşı, can dostu Cenk'tir. Günleri aynı geçen ve amacı olmayan Ecem için arkadaşı Cenk'in hayali bir aracı olur. Müzik ile iç içe olan ve bir grubu olan Cenk adını duyurmak ve katıldığı yarışmayı kazanmak ister. Ama işler pek umduğu gibi olmaz. Solistleri olan ve kalbini çalan kız ne yazık ki gruptan Ecem sayesinde atılır. Bence de hiç hak etmeyen biriydi iyi yaptın Ecem. Cenk'in hayalleri için sadece söz yazarlığı yapan Ecem korkularına rağmen sahneye çıkıp şarkı söylemeyi teklif eder. Cenk de hemen kabul eder ki bu büyük bir fedakarlıktır. Aynı zamanda grubun baterist ve diğer söz yazarı Arda ile de uyum içinde olan Ecem aynı zamanda kalbinin kapısının yerini de öğrenmiş olacaktır. Korkularını yenmesine de Arda yardım edecektir. Birlikte, müziğin ritmi ve beraberlik içinde adım adım gelen zafere doğru olan gençlerin hikayesini okumaya ne dersiniz? Kitap sizi bekliyor...
Duyulmayan SözlerAyşe İlhanlı · Patara Kitap · 20255 okunma
8/10
·256 syf.··
Beğendi
·
2026 3. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 13 Şubat 2026 01:00
(SPOİLER İÇERİR) Ana karakterin isminin Feride oluşu, köy okulunda görev yapması ve duvarları olan bir karakter çizimiyle Reşat Nuri'nin Çalıkuşu eseriyle paralellik yakalanmış. Edebi dilinin yalın olması, romandan ziyade dergi okur gibi bir his verse de okuyucuyu sıkmayan akıcı bir dil kullanılmış. Edebi sanatlara daha fazla yer verilse ve okuyucuyu daha fazla düşünmeye sevk etse belki daha keyif verici bir okuma sağlayabilirdi ancak bu haliyle de kötü bir kitap olduğu söylenemez. Betimlemeler sayesinde okuyucu karakterleri zihninde iyi bir şekilde tasvir edebilmektedir. Feridenin asi, dramatik ve melankolik tavırları adeta günümüz gençliğine gönderme niteliğindeydi ve hayatın bundan ibaret olmadığını, grurun bir süre sonra kenara bırakılması gerektiğini, kendi acılarına sığınarak hayata tutunma çabasının anlamsız olduğunu göstermektedir. Ecem'in yurtdışına yerleşmesi ve Feride ile tüm bağların kopması beklenmedik bir durumdu, barışacaklarını ümit ederdim ancak Mehmet'e olan aşkını fark edip tekrar hayatlarının birleşmesiyle olay örgüsünün tatlıya bağlanmış olması güzeldi. Bu kitaptan çıkarılacak ana fikir ise "hayatın acılara sığınarak yaşamaktan ibaret olmadığı, etrafındaki güzelliklere sahip çıkmanın çok kıymetli olduğu ve insanın kendi içindeki güce inanarak sıradan şeylerden bile keyif almak gerektiğidir" diyebilirim. Göksel - Eylülde Gel artık benim için bu kitapla özdeşleşmiş demektir, nerede duysam bu kitabı hatırlayacağıma eminim.
Duygu ve Düşünce
TarlakuşuMeltem Aytaç · Telve Yayınları · 202518 okunma