Ah, tabii ki hep yaşıyordum, sadece yaşamaya cesaret bulamamıştım, kendimi sıkı sıkı bağlamış ve kendimden gizlemiştim: Oysa şimdi bütün o bastırılmış kuvvet patlak vermişti; o tarif edilemez derecede şiddetli yaşam beni alt etmişti.
Yeryüzüne ait her şeye içkin o gizemli volkanik öz, bazen arzu sarsıntılarıyla kırılsa da, nefes alan evrenin bir parçası olan benim içimde de, benim içimde kor gibi yanıyordu demek ki; ben de yaşıyordum, canlıydım, kötücül ve ateşli hazları bir insandım.