"Vay halinize, ey, din bilginleri, ikiyüzlüler! Tek bir kişiyi dininize döndürmek için denizleri ve kıtaları dolaşırsınız. Dininize döneni de kendinizden iki kat daha cehennemlik yaparsınız."
"Ama Polly teyzeciğim! Bana yaşamak için hiç vakit ayırmadın."
"Yaşamak için mi? O ne demekmiş? Sanki bunları yaparken yaşamayacaksın!"
"Elbette nefes alacağım, Polly teyze fakat yaşıyor olmayacağım. Uyurken de sürekli nefes alırız fakat yaşamayız. Yaşamak derken istediğin şeyleri yapabilmekten bahsediyorum. Dışarıda oynamaktan, kendi kendime kitap okumaktan, tepelere çıkmaktan, bahçede Bay Tom'la ve Nancy'yle sohbet etmekten, evler, insanlar görmekten, dün geldiğim güzel caddeleri keşfetmekten... Benim için yaşamak bunlar, Polly teyze.
Sadece nefes almak değil!"
"Uzaktaki ihtiyaç sahibi çocuklara yardım etmek de güzel bir şey elbette," dedi Pollyanna kendi kendine. Yolda bir hayli dalgın yürüyordu. "Yardım etmesinler demiyorum ki. Fakat burada hiç küçük çocuk yokmuş gibi davranıyorlar."